Daha sade olan, daha
basit olan güzeldir ve mutluluğu kolaylaştırır. Temiz bir yaşam alanına sahip
olabilmek mutluluk için önemlidir.
Hayatımızda verimliliği
artırmak dediğimde ben bunu hayatımızı biraz sadeleştirmek ve bu sayede gerçekten
yapmak istediklerimize, bizim için önemli şeylere odaklanmak olarak anlıyorum.
Bunun iki temel boyutu
var. Öncelikli olarak gereksiz yüklerden kurtulmakla başlayabiliriz. Yaptığımız
ancak bize herhangi bir yarar sağlamayan aktiviteleri yaşamımızdan çıkarmak ya
da azaltmak. Enerjimizi çalan, zamanımızı çalan, bize fazla bir şeyler katmayan
neler var hayatımızda? Ben yıllar önce radikal bir kararla TV izlemeyi
bırakmıştım.
Gereksiz yüklerden
kurtulmak dediğimizde buna görüştüğümüz insanların bir bölümünü de dahil
edebiliriz. Siz bir şey katmayan, aksine enerjinizi çalan insanlarla uzun süre
zaman geçirmeyin, mümkünse bir süreç dahilinde hayatınızdan bu kişileri
çıkarın. Birlikte zaman geçirdiğimiz insanlara benziyoruz bir süre sonra,
herkesin bir enerji alanı var, ister istemez etkileniyorsunuz. O halde zaman
geçireceğim insanları dikkatlice seçmeliyim elimden geldiği ölçüde.
Verimliliği artırmanın
ikinci boyutu ise operasyonu azaltıp stratejiye yer açmak. Strateji dediğimde
benim için önemli olan her şeyi buna dahil ediyorum; kendim, işim, ailem, isteklerim,
hayallerim, yapmaktan keyif aldığım şeyler, anlamlı bulduğum her türlü
aktivite. Bunları yapmak için zamana ihtiyacım var, operasyon içinde boğulursam
stratejiye zaman ayıramam.
Yardım almayı bilmem
lazım, her şeyi tek başına yapmaya çalışmak da özellikle operasyonu artırıyor.
Zaman en değerli şey, onu iyi yönetmem lazım.
Aynı anda çok sayıda
farklı alan üzerinde çalışmak da verimliliği düşürebilir, benim için önemli ve
öncelikli olan neler var? Bunların üzerinde düşünüp hayatımı yaşarken dikkate
almam gerekiyor.
Optimum bir yaşam
dengesine ulaşabilmek hepimizin mutluluğu için çok önemlidir. Büyük taşları
küçük taşlarla dengelemeyi öğrenmemiz gerekiyor.
“Profesör
sınıfa girip karşısında duran öğrencilerine kısa bir süre baktıktan sonra, “
Bugün Zaman Yönetimi konusunda deneyle karışık bir sınav yapacağız.” dedi.
Kürsüye
yürüdü, kürsünün altından kocaman bir kavanoz çıkarttı. Arkadan, kürsünün
altından bir düzine yumruk büyüklüğünde taş aldı ve taşları büyük bir dikkatle
kavanozun içine yerleştirmeye başladı. Kavanozun daha başka taş alamayacağına
emin olduktan sonra öğrencilere döndü ve “ Bu kavanoz doldu mu ? ” diye sordu.
Öğrenciler
hep bir ağızdan “ Doldu ” diye cevapladılar. Profesör, “ Öyle mi ? ” dedi ve
kürsünün altına eğilirek bir kova mıcır çıkarttı. Mıcırı kavanozun ağzından
yavaş yavaş doktü. Sonra kavanozu sallayarak mıcırın taşların arasına iyice
yerleşmesini sağladı. Sonra öğrencilerine dönerek bir kez daha “ Bu kavanoz
doldu mu ? ” diye sordu. Bir öğrenci “ Dolmadı herhalde ” diye cevap verdi.
" Doğru " dedi profesör ve gene kürsünün altına eğilerek bir kova kum
aldı ve yavaş yavaş tüm kum tanelerini taşlarla mıcırların arasına nüfuz edene
kadar döktü.
Gene
öğrencilere döndü ve “ Bu kavanoz doldu mu ? ” diye sordu. Tüm sınıftakiler bir
ağızdan “ Hayır ” diye bağırdılar. “ Güzel ” dedi profesör ve kürsünün altına
eğilerek bir sürahi su aldı ve kavanoz ağzına kadar doluncaya dek suyu
boşalttı.
Sonra
tekrar öğrencilerine dönerek “ Bu deneyin amacı neydi ? ” diye sordu. Uyanık
bir öğrenci hemen, “ Zamanımız ne kadar dolu görünürse görünsün, daha
ayırabileceğimiz zamanımız mutlaka vardır. ” diye atladı. “ Hayır ” dedi
profesör, “ Bu deneyin esas anlatmak istediği, eğer büyük taşları baştan
yerleştirmezsen küçükler girdikten sonra büyükleri hiç bir zaman kavanozun
içine koyamazsın gerçeğidir.
Öğrenciler
şaşkınlık içinde birbirlerine bakarken profesör devam etti : “ Nedir hayatınızdaki büyük taşlar. Çocuklarınız, eşiniz, sevdikleriniz,
arkadaşlarınız, eğitiminiz, hayalleriniz, sağlığınız, bir eser yaratmak,
başkalarına faydalı olmak, onlara bir şey öğretmek!
Büyük
taşlarınız belki bunlardan birisi, belki bir kaçı, belki hepsi. Bu akşam uykuya
yatmadan önce iyice düşünün ve sizin büyük taşlarınız hangileridir, iyi karar
verin. “
Sevgi
ile kalın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder