Rus yazarlarından
birisi söylemişti, Tolstoy olabilir; “sevdiği işi yaparak geçimini temin eden
ve akşam eve gittiğinde çok sevdiği eşine sarılan kişi mutludur” diye.
Katılıyorum elbette ve bu açıdan çok şanslıyım. Bugün kalıcı mutluluk üzerine
düşüncelerimi paylaşacağım.
Mutluluğun en basit
diyebileceğimiz şekli haz almak ile ilgili olandır. Daha çok beş duyu
organımıza hitap eden ve nispeten kısa süreli mutluluklardır. Örneğin; güzel
bir yemek yemek, büyüleyici bir manzara izlemek, sevdiğiniz türden bir müzik
dinlemek, sevdiğiniz insana sarılmak, bir çiçeği koklamak gibi
düşünebilirsiniz. Bunlara elbette kitap okumayı, seyahat etmeyi, araba
kullanmayı (İstanbul’da değilseniz), alışveriş yapmayı ilave edebiliriz.
Hepsinin ortak özelliği belli bir süre sona ermeleri ve kalıcı bir etki
bırakmamaları.
Mutluluğun diğer bir
şekli ise anda kalmak ile gelen mutluluktur. Bu konuda ayrı bir yazı kaleme
aldım ve yarın yayınlayacağım. Yaptığımız şey her ne ise tamamen ona konsantre
olduğumuzda zaman ve mekan göreceli olarak önemini yitirdiğinde yakaladığımız
his. Ben çalışırken, yani koçluk yaparken veya yazı yazarken bu hissi
deneyimliyorum ve şüphesiz çok mutlu oluyorum.
Mutluluğun üçüncü bir
şekli ise diğer insanlara yardımcı olarak elde ettiğimiz mutluluklar.
Kalıcı bir mutluluğun
daha çok ikinci ve üçüncü şekil mutluluklarla sağlanabileceğini düşünüyorum.
Elbette insanın yaşama alanlarına genel bir bakış açısıyla yaklaşmak gerekir.
Sağlığımızın olabildiğince yerinde olması, en azından geçim sıkıntısı
çekmeyecek kadar para kazanmamız ve etrafımızda sevdiğimiz ve bizi seven
insanların varlığı çok önemli.
Bunları bir ölçüde
sağladıktan sonra işimizi sevdiğimiz şekilde yapmak veya sevdiğimiz işi bulup
yapmak çok önemli. Hayatın uyku dışında kalan en büyük kısmı çalışarak ve
üreterek geçiyor. Bu nedenle kariyer seçimi çok kilit bir faktördür.
Kendimizi iyi
hissettiğimizde, mutlu olduğumuzda diğer insanlara da daha fazla yardım edebiliyor
ve bu yardımlarla mutluluk düzeyimizi artırabiliyoruz. Diğer insanlara yardımcı
olabilmek, içinde yaşadığımız topluma bir katkıda bulunabilmek çok önemli. Ben
bunu bir ölçüde günlük yazılarımla yapmaya gayret ediyorum. Yazılarımı ve
kitaplarımı okuyan kişilerden aldığım güzel mesajlar beni gerçekten çok mutlu
ediyor.
O halde yazımızı daha
fazla kalıcı mutluluk adına soracağımız bir soru ile bitirelim: Nasıl katkıda
bulunabilirsin? Bu sorunun cevabı yaşamınızda farklı pencereler açabilir.
Nereden nereye geldik, bazen böyle oluyor işte, bugün de bana ayrılan kelime
sayısının sonunda hissediyorum, bir hatam olduysa affola, yarın görüşmek üzere.
Sevgi ile kalın.
Not: Ne İstediğimize
Odaklanma Zamanı isimli diğer yazımı Resmi Facebook Sayfamdan okuyabilirsiniz.
Koçluk hakkında aklınıza takılan konuları sormak için her zaman mert@mertcuhadaroglu.com
adresine mail atabilirsiniz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder