güven etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güven etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Kasım 2015 Pazar

HAYATIN ELİNDEN İNANÇ, GÜVEN VE UMUTLA TUTUN


Dün akşam paylaştığım yarına not bu şekilde idi. Zaman zaman hepimiz birisinin elinden tutma ihtiyacı hissederiz. En güzeli de hayatın elinden tutmak olsa gerek. Küçük bir çocuğu düşünün, onun elinden tuttuğunuzu hayal edin, neler hisseder o küçük çocuk? Muhtemelen size inanır, güvenir ve geleceğe daha fazla umutla bakar.

Buna ilişkin çok güzel kısa bir anekdot var, kime ait olduğunu bilmiyorum, aklımda kaldığı ölçüde sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bir gün köy sakinleri kurak geçen bir mevsimde yağmur duasına çıkmaya karar verirler. Bütün köy ahalisi ve imam toplanırlar. Dua edecekleri yere gelirler. İçlerinden sadece birinin elinde şemsiye bulunmaktadır, işte bu inançtır.

Anneler ve babalar küçük çocuklarını havaya hoplatıp tutarlar. Çocuklar buna gülmekten adeta bayılır. Yere düşebileceklerini hiç akıllarına getirmezler. Çünkü anneleri veya babaları onları mutlaka tutacaktır. Bu güvendir.

Her gece yatağımıza girerken ertesi güne dair planlar yaparız. Yarın yaşayacağımıza dair bir garantimiz yoktur. Ama bizi planlar yapmaktan, hayal kurmaktan alıkoymaz bu. Ben de her gece sizlerle yarına notları buluşturuyorum. İşte bu umuttur.

İnanç, güven ve umut olmadan yaşamak zordur, ağır bir yük gibi gelir insana yaşamak. Ama eğer inancınız, güveniniz ve umudunuz varsa çok güzel şeydir yaşamak.

Hepimize inancımızı, güvenimizi ve umudumuzu yükselteceğimiz güzel bir hafta diliyorum.

Sevgi ile mutluluk ile kalın.

Not: Yazılarımı beğeniyorsanız Hayatını Seç, Hayatını Değiştir ve Yarına Notlar isimli kitaplarımı okuyabilir, daha fazla fotoğraf için Instagram üzerinden takip edebilirsiniz.

27 Ekim 2015 Salı

OLDUĞUN YERİ SEV


“Olduğun yeri sevmeden olmak istediğin yere gidemezsin” dedi Bilge. “Olduğum yeri seviyor olsam, olmak istediğim tek yer burası olurdu zaten” diye yanıtladım. Anlayışla gülümsedi ve en baştan kısaca tekrar anlattı.

“Olduğun yeri sevmelisin çünkü orası olabileceğin en iyi yer ve bunu anlamadan ileri gidemezsin. Geçmişinde söylediğin veya yaptığın şeyler seni buraya getirdi, bundan daha iyi bir başlangıç noktası olamaz, çünkü buradasın.”

“Ben öyle düşünmüyorum, daha farklı davransaydım daha ileri bir noktada olabilirdim. 5 yıl önce bugünkü aklım olsaydı varmak istediğim yere belki de çoktan varmış olurdum.”

“Bugünkü aklım dediğin şeyin önemli bir kısmı son beş yılda şekillendi, son beş yılda öğrendiklerini senden geri alsam ve seni zamanda beş yıl öncesine geri göndersem muhtemelen yine aynı şeyleri yapar ve üç aşağı beş yukarı aynı yolu izlerdin.”

Düşündüm, Bilge haklıydı, ama yenilgiyi bu kadar çabuk kabul etmek istemiyordum.

“Ya benim sahip olmak istediklerime doğuştan sahip olanlar ya da çok genç yaşta kavuşmuş olanlar?” diye sordum.

“Herkesin yolculuğu farklı, seninki de öyle, bu bir yarış değil. Hayal ettiğin her şeye zamanla kavuşacaksın, sabırlı ol ve keyfini çıkar. Unutma, zamanı gelince meyveler olgunlaşır, dallar eğilir, senin olan sana gelir. İyi ki her istediğin henüz gerçekleşmemiş yoksa gerçekten çok sıkıcı bir hayatın olurdu. Hayatta tek bir gerçek başarı vardır, o da öğrenmek ve kendimizi geliştirmektir, buna son verdiğimizde yaşamaya da son veririz aslında farkında olmadan”

“Başarılı olmak için dua ediyorum ve sahip olduklarıma şükrediyorum.”

“Dua ettiğin şeyler gerçekleşmiş gibi şükretmelisin, bunu unutma”

“Yapmak istediği çok şey var ve zaman çok kısa” diye son bir serzenişte bulundum.

“Zaman izafi bir kavram, bazen az bazen çok, olduğun yeri seversen olmak istediğin yere daha hızlı gidersin” dedi ve geldiği gibi aniden ortadan kayboldu.

Bilge’nin ziyaretlerini seviyorum, belki bir gün onları kitaplaştırırım, kim bilir?

Sevgi ile kalın.

Not: Yazılarımı beğeniyorsanız Hayatını Seç, Hayatını Değiştir ve Yarına Notlar isimli kitaplarımı da okumanızı öneririm.

1 Nisan 2013 Pazartesi

6 ayın özeti – 26. Hafta bülteni


Merhaba; 26. Hafta bülteni ile birlikteyiz. Hayatımı seçeli tam 6 ay olmuş. Bugünün ayrı bir özelliği daha var, 3 yaşındaki küçük kızım Ada yuvaya başladı. Zamanın ne kadar hızlı aktığının bir göstergesi, eşimin doğum yapmasını ve iş arkadaşlarımın öğle tatilinde bizi hastanede ziyarete gelmesini daha dün gibi hatırlıyorum. Bugünkü bültende geçen 6 aydan kendimce çıkardığım sonuçları kızlarıma bir mektup şeklinde paylaşmaya karar verdim. Umarım sizlerde keyifle okursunuz.

Sevgili Duru ve Ada;

Sizleri çok sevdiğimi söylemekten vazgeçmeyeceğim, bunu biliyor olmanızın bir önemi yok, paylaşıldıkça artar sevgiler. Gece yattıktan sonra sizi odalarınızda ziyaret etmeyi ve sizi seyretmeyi de çok seviyorum.

Babanız bundan 6 ay önce radikal bir karar alarak son derece güvenli ve iyi getirili işini bırakıp hayallerinin peşinden koşmayı seçti. Artık çok daha farklı bir işim ve yaşamım var. Benim kitaplarımı gördüğünüz yerde çok sevinmeniz beni de sevindiriyor, diğer yandan henüz koçluk yapmanın ne demek olduğunu tam olarak anlamadığınızı biliyorum.

Sizlerin doğal olarak içinde bulunduğu ruh halini büyüyünce unutabiliyoruz, bunu yeniden yakalamaya ve diğer insanların da hatırlamasına yardımcı olmaya çalışıyoruz diyelim.

İnsanın en doğal hali sizin de çok iyi bildiğiniz gibi neşeli olmak ve benim en iyi öğretmenlerim tabii ki sizlersiniz. Özellikle de güne başlama enerjinize bayılıyorum. Dünyanın neresine giderseniz gidin, eğlenen insanlar müzik dinler, şarkı söyler ve dans eder. Ben de bunu yapmaya çalışıyorum sabahları, bazen sizle keyifli bir oyun haline getirdiğimiz de oluyor. Bu halinizi kaybetmeyin, en önemli şeyin neşe olduğunu ve dans etmenin harika olduğunu unutmayın.

Çocukluk hayallerinizi önemseyin ve biz ne dersek diyelim peşinden gitmek için çekinmeyin. Her insanın farklı bir öğrenme süreci vardır, bazen hata yaparak öğreniriz, hata yapmaktan korkmayın. Önemli olan hatalardan ders çıkarmak ve hızlı bir şekilde ayağa kalkıp yola devam etmektir.

Geçtiğimiz 6 aya baktığımda ben de bazı hatalar yapmış olabilirim, bunu art niyetle yapmadım kuşkusuz, bazen sabırsız yapım bazen bakış açımın farklı olması bunları yaratmış olabilir. Ama hepsinden derslerimi aldım, yinelememeye çalıştım ve daha iyisini yapmak için bana ilham vermelerini diledim.

Hata yapma korkusu ile farklı şeyler yapmaktan çekinmeyin.

Şu an olduğu gibi Evrene ve insanlara güvenmeye devam edin. Akşam eve geldiğimde sizin çok sevdiğiniz ve bütün gün hayalini kurmuş olduğunuz gazoz veya sürpriz yumurta ile eve geldiğimdeki sevincinizi hatırlayın. Evren’in işleyiş şekli tam olarak da bu şekildedir, temiz bir kalple dilediğiniz şeylerin size gelmemesi mümkün değil, bazen sabırlı olmanız gerekebilir ama inancınızı asla yitirmeyin.

Oyun oynamanın önemini ve keyfini unutmayın. Hayat siz ona nasıl bakarsanız size öyle karşılık verecektir. Savaş olarak bakarsanız göreceğiniz savaş olur. Oyun olarak bakarsanız her zaman daha güzel ve keyifli olacağı kesindir.

Arkadaşlarınıza ve paylaşmaya önem verin. Paylaşım çoğu zaman keyfi artıran bir unsur olarak karşımıza çıkar. Elinizden geldiğince sizde arkadaşlarınıza yardım edin ve içinizdeki iyiliği dışarı yansıtın, ben hep öyle yaptım.

Dürüst olmaya devam edin, en kötü gerçek en iyi yalandan iyidir. Korktuğunuz için yalan söylediğinizde sizi anlayabilirim ama emin olun korkmanız için bir neden yok. Burası güvenilir bir gezegen ve genel olarak insanlara güvenebilirsiniz.

Son 6 aya baktığımda bunu daha rahat görebiliyorum. Kendime inşa ettiğim ve bir müddet sonra beni sıkan güvenlik duvarlarının dışına çıktığımda hayata daha yakından bakma fırsatım oldu. Çok güzel insanlarla ve onların getirdiği harika güzellikler ile tanıştım.

Arabamı ücretsiz tamir eden kişilerden tutun da kitabımı ve koçluk hizmetlerimi benden daha çok tanıtan insanlara kadar çok güzel olaylar yaşadım.

Siz dünyaya güvenerek baktığınızda ve yaklaştığınızda onun daha farklı bir karşılık vermesi mümkün değildir. Her şey bakış açınızda gizli olacak. Çocukluğunuzdaki iyimser bakış açısını korumaya çalışın.

Çok istediğiniz ipad’i kumbaranızda biriken paralarınızla da alabilirsiniz,  size hediye olarak da gelebilir. Yaşamın sırrı buradadır, sizin yapmanız gereken dilemek ve gerçekleşmesini beklemekten ibaret. İstediklerinizi elde etmek için çok çaba göstermeniz gerektiğini söyleyenlere itibar etmeyin, sadece çok çaba sarf ederseniz değerli ve kıymetli olacağı şeklindeki masallara da inanmayın.

Diğerlerinin ne dediğine çok takılmayın zaten genel olarak.
 
Sizin için önemliyse önemlidir ve peşinden gitmeye değer.

Haftaya görüşmek üzere, sevgiler.