keyif almak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
keyif almak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ekim 2015 Cuma

RUHEN HAFİFLEMEK İYİ GELİR


Dün akşam yayınlamış olduğum Yarına Not’tan devam edelim. İnsan ruhen hafifleyince daha hızlı ilerler. Peki, bu pratik bir şekilde nasıl yapılabilir, işte bugünkü yazımın konusu.

Şu an bir mevsim geçişindeyiz, yaz bitiyor, sonbahar başlıyor, yakında saatlerin ayarlanması ile sonbaharı daha çok hissetmeye başlayacağız. Kendi hayatımıza baktığımızda da mevsim geçişleri önemlidir. Yapmak istediğimiz değişimler için bize önemli fırsatlar sunarlar.

Ben ruhen hafiflemek için özellikle sonbahar ve ilkbahar başlangıcında genellikle bir temizlik faaliyetine girişirim. Not tutmayı seven bir insanım, saklarım da çoğunu. İşte bu notları ayıklarım, bir kısmını dosyalarım, bir kısmını ise atarım.

Benzer bir işlemi kıyafetlerime de uygularım. Giymeyeceğim ama temiz ve iyi durumdaki giysilerimi bağışlarım.

Kitaplarım bir türlü raflara, dolaplara sığmaz, fazla olan kitaplarımı da veririm dönem dönem.

Alışkanlıklarımın bazıları ile vedalaşırım, değişiklik iyidir.

Bazen, daha nadiren, insanlarla da vedalaşırım.

Bahar ayları ve bahar temizliği bize fazla yüklerimizden kurtulmak için bir fırsat sunar. İnsan hafifleyince daha hızlı ilerler.

Yapmak istediğim değişimler için yer açmış olurum hayatımda.

Gelin siz de bugün kendinizle ve hayatınızla ilgili olarak bir sadeleşme yapın, ihtiyacınız olmayan şeylerle vedalaşın.

Bazen bu şekilde yeniye, yeniliklere yer açarız hayatlarımızda.

Sevgi ile kalın.

Not: Mutlulukla Değişim Programı Aralık ayı kayıtları başlamıştır, Kasım ayında yapılacak ücretsiz ön görüşmelere katılmak için lütfen mert.cuhadaroglu@gmail.com adresine mail atın.

11 Nisan 2013 Perşembe

havuz problemine farklı bir yaklaşım - 27,5. hafta bulteni


Merhaba; 27,5. Hafta bülteni ile birlikteyiz. Bu yazımda havuz problemi olarak bilinen fenomene farklı bir açıdan yaklaşmayı denedim. Eğitim hayatımızda bu konu üzerinde özellikle durulmasının nedenini çözdüm sanırımJ. Bakalım siz de bana hak verecek misiniz?

Havuz problemlerini bilirsiniz, hacmi veya hacmi hesaplamaya olanak veren ölçüleri tanımlanmış olan bir havuz vardır ve bazı problemlerde her ne hikmetse bu havuza hem su dolmakta hem de aynı anda suyu boşaltılmaktadır. İkisinden birinin daha fazla gerçekleştiği durumda havuzun ne kadar sürede dolacağını veya boşalacağını hesaplarız bizde.

Peki, konunun hayatımızı etkilemek anlamında bir önemi olabilir mi, gözden kaçırdığımız bir noktaya işaret ediyor olma olasılığı nedir? Bence gayet yüksek ve nedenini bulduğumu düşünüyorum açıkçasıJ.

Bizler enerjisel varlıklarız, enerji seviyemiz değişiyor, yaydığımız enerji yüksek olduğunda daha çok güzel ve keyifli olaylar ve insanlarla karşılaşırken düşük enerjili zamanlarımızda genellikle keyifsiz insanları ve olayları hayatımıza adeta davet ediyoruz.

İnsanları ve olayları davet eden enerjimiz bir havuzda toplanıyor, hepimizin içinde bir enerji havuzu var. Bu havuzu dolduran musluklarımız ve suyun boşalmasına neden olan çatlaklarımız var. Enerjimizi artıran şeyler havuzu dolduran musluklar, enerjimizi düşüren şeyler ise havuzdaki çatlaklar. Ayrıca buharlaşma nedeniyle de havuzdaki su miktarı yani enerji azalabiliyor.

Her insanın enerji havuzunu dolduran muslukları farklı olacaktır. Size keyif ve neşe veren, ögürlük hissi yaşatan olaylar ve insanlar sizin musluklarınızdır.

Sevdiğiniz işi yapmak, sevdiğiniz insanla birlikte uyanmak, çocuklarınızla oyun oynamaktan tutun da keyifli bir kahvaltı, güzel bir kahve, dostlarla sohbet, sahilyolunda bir yürüyüş her şey olabilir.

Günde en az bir saatimizi bilinçli olarak bize keyif veren aktivitelere ayırarak başlangıç için güzel bir adım atabiliriz.

Herkes için geçerli formüller yaratmanın zorluğunu biliyorum ama yine de deneyelim. 15 dakika spor, egzersiz veya yürüyüş, siz her neyi yapmayı seviyorsanız. 15 dakika size keyif veren bir şeyleri okuma; kitap, dergi, gazete, mümkünse resmi az yazısı bol ve size güzel hayaller kurduran metinler olsun. 15 dakika boyunca sadece ona odaklanarak müzik dinlemek, şarkı söylemek veya dans etmek. 15 dakika ise bize keyif veren veya bizi güldüren bir şeyler izlemek. Cem Yılmaz kesinlikle favorim.

Sonra sıra çatlakları olabildiğince kapatarak enerji sızıntısını önlemekte. Enerjinizi çalan olaylar ve insanlar kimler? Enerji seviyeniz değişince belli bir süre sonra ortadan kaybolacaklar, ama başlangıçta biraz bilinçli çaba ile daha hızlı yol alabiliriz.

Dikilmemiş bir düğme, gidilmek istenmeyen bir davet, süresi geçmiş araç muayenesi, ödenmemiş vergi, en azından bunların bir listesini çıkarıp sizi zorlamayacak bir tarih planına bağladığınızda işlerin hepsini yapmasanız bile kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.

Enerji buharlaşması olayı var bir de. Özellikle sıcak havalarda yani benim tercümemle kızgın olduğunuzda enerjiniz buharlaşır.

Peki genel olarak niye kızarız? İnsanların çoğu zaman bizi kızdırmak gibi bir amaçları yoktur, bir şeyler olur, biz kurban rolü oynamayı seçeriz ve önce insanlara/olaylara, sonra da kendimize kızarız.

Kızdığımız olayları kendi gelişimimiz için fırsat olarak görmeye başlayın bakalım, özellikle de sık tekrarlanan senaryoları. Bakış açınız değiştiğinde illüzyonu fark edeceksiniz ve fark edilen her illüzyon bir süre sonra mutlaka çözülür.

Havuz enerjisini bilmek bize başka neleri kazandırır?

Büyük bir havuz hemen dolmaz ve hemen boşalmaz. Enerji seviyeniz (havuzun su seviyesi) düşükse ve biran önce enerjinizi yükseltmek istiyorsanız bu çoğu zaman mümkün olmaz, adım adım ilerlemeli ve sabırlı olmalısınız.

Kendisini bitki gibi depresyonda hisseden bir insanın bir saat sonra içten gelerek kahkahalar atmaya başlaması ve kendisini harika hissetmesi çok doğal bir durum değildir.

Belki önce kızgınlık, sonra kabullenmek, ümitlenmek ve keyiflenmek gelebilir ama biraz zamanla ve sırayla.

Benzer şekilde kendisini çok keyifli hisseden bir insanın bazı olağanüstü haller dışında bir an içinde kendini kötü hissetmeye başlaması da normal değildir.

Enerjinin düştüğüne dair sinyaller gelir, ciddiye almayız, havuz yavaşça boşalır, önlem almayız ve bir bakmışız su iyice azalmış ve artık yüzmek mümkün değil.

Tabii ki tankerle su getirip havuza boşaltabilirsiniz ama bu geçici bir çözüm olur.

Kalıcı bir çözüm istiyorsak enerji çatlaklarımızı gözden geçirmeli ve her gün en az 1 saat havuzumuza temiz su pompalamalıyız.

Herkesin enerji havuzunun dolu olduğu güzel bir hafta dilerim. Sevgiler.


P.S.: Bültenlere ve koçluk hizmetlerine ilişkin soru ve önerilerinizi mert.cuhadaroglu@gmail.com adresine iletebilirsiniz.

28 Mart 2013 Perşembe

Little little into the middle – 25,5. hafta bülteni


Merhaba; 25,5. hafta kısa ara bülteni ile karşınızdayım. Bu bültendeki konumuz “Evrene nasıl sipariş verilir”. Benim kendi sipariş listem üzerinden örneklerle anlatmaya çalışacağım. Umarım keyifle okur ve kendi listenizi hazırlarsınızJ.

Cem Yılmaz’ın kendi şovundan parçalarla yarattığı son sinema filmini izlemiştim. O filmden aklımda kalan çok güzel bir anekdot var.

Olay bir lokantada geçiyor. Cem Yılmaz arkadaşlarıyla lokantaya giriyor ve bir masaya yerleşiyorlar. Biraz sonra siparişleri almak üzere garson geliyor ve sonsuza dek sürecek olan bir muhabbet başlıyor.

Bizde menü kültürü olmadığı için garson Cem Yılmaz’a (ilk defa o lokantaya gitmiş olmasına rağmen) “ne vereyim ağbime?” diye soruyor, Cem Yılmaz’da “ne vereceksin ağbine” diye fitili ateşliyor. Ondan sonra yaklaşık bir dakika boyunca defalarca tekrarlanıyor bu diyalog: “Ne vereyim ağbime?”, ne vereceksin ağbine?”. En sonunda Cem Yılmaz “little little into the middle” yani sadece Türk Kültürümüzde olan “azar azar ortaya getir” esprisi ile konuyu bağlıyor.

Şimdi bence bizim Evren ile siparişlerimiz konusunda yaşadıklarımız da buna çok benziyor. Gerçekleşeceğine inandığımız isteklerimizi net bir şekilde ortaya koyup bize keyif verdiği sürece detaylı bir şekilde kafamızda canlandırmamız daha doğru olabilecekken çoğu zaman bunu yapmıyoruz.

Ne istiyorsun sorusuna “valla işte biraz para, biraz aşk, biraz kariyer” diye cevap verdiğinizde sizi doyurmayan ve içinde ne olduğunu tam anlayamadığınız bir meze tabağı ile karşılaşabilirsiniz.

Bunun yerine detaylı bir sipariş listesi hazırlamak, yol haritası çıkarmaya benzer, bunu yazılı olarak yaptığınızda zihninize fırsatları araştırması için komut verir ve ilahi tesadüflerle karşılaşmaya hazır hale gelirsiniz.

Oturdum 3 aylık bir sipariş listesi hazırladım kendime bende.

1.      Katılmak istediğim eğitimler var; özellikle 2 tanesi çok ilgimi çekti, birisi İstanbul’da 3-5 Mayıs arasında; diğeri ise Antalya Kemer'de 11-14 Mayıs tarihlerinde, aklımda hep tatil köyü ortamında bir eğitime katılmak vardı, Mayıs ayındaki ikinci eğitim tam hayallerime göre; Özge’nin Mayıs ayında nefes koçluğu son aşama eğitimi var, öncelik onun, eğitim tarihlerinin çakışmamasını sipariş ediyorum. Ayrıca bu eğitimlerin maliyetini karşılayacak kadar ilave sürpriz bir getiri temenni ediyorum.

2.      Nisan ayında İzmir Kitap Fuarı’na katılacağım, fuar öncesinde kitabımın ikinci baskısının yapılması harika olur; fuarda kitabımın ikinci baskısını imzalamak çok ama çok güzel olur. Her ihtimalde okurlarımla buluşacak olmak beni heyecanlandırıyor. İmza gününden sonra da arkadaşlarla Kordon’da rakı balık keyfi yaparız.

3.      Mayıs ayının sonunda arkadaşlarımla Bodrum’a gideceğim; bu gezinin güzel geçmesini istiyorum. Plan konusunda ufak tefek anlaşmazlıklar var, gitmeden halledebilirsek süper olur.

4.      Haziran sonunda bir ara Özge ile kısa bir tatil yapalım, Bozburun Karia Bel olabilir, çok memnun kalmıştık, 2-3 gün yeter, çocuklar olmadan, baş başa.

5.      Haziran sonu Temmuz başı gibi bir ara kızları da alıp Çeşme’ye gidelim, Duru Çeşme’yi çok seviyor, Kum Beach'te denize girelim, 3-4 gün yeter herhalde.

6.      Koçluk yapmayı çok seviyorum, danışanlarımın da fayda sağladıklarını görüyorum. Düzenli koçluk müşterilerimin sayısı artsın, hala daha bir miktar boş vaktim var, özellikle de hafta içi günlerde.

7.      Hayatını Seç Modunu Seç isimli facebook sayfamız ve web sitemiz daha da güzel olsun, ilgi çeksin, beğeneni ve takip edeni bol olsun, güzel içerikler yazayım. Okuyanlar faydalansın, hayatlarında uygulasınlar.

Bakın bunları yazdığım gün ve takip eden gün neler oldu, sadece 2 günde olanları anlatacağım size, ben bile biraz şaşırdım açıkçasıJ.

Madde 3: Bodrum’a tatile gideceğim arkadaşlarımla tamamen tesadüfen gündüz vakti bir araya geldik ve karşılaşmışken kısa bir öğle yemeği yedik. Yemekte tabii ki tatilden de bahsettik; kiralanacak arabanın cinsinden tutunda hangi gün nerede ne yapılacağına dair tüm konularda ön mutabakat sağlandıJ.

Madde 6: Düzenli koçluk müşterilerimin sayısı bir kişi daha arttı, hemde hafta içi olacak şekildeJ.

Madde 1: İşte esas bomba bu, 3-5 Mayıs ve 11-14 Mayıs tarihlerinde katılmak istediğim eğitimler Özge’nin eğitimi ile çakışmasın arzusunda iken Özge’nin eğitim tarihinin 6-10 Mayıs arasında olduğunu öğrendim, ilahi tesadüfün de bu kadarı dedim kendi kendimeJ.

Ama durun bitmedi; Bankam, çalışmış olduğum döneme ilişkin sonradan belirlenen zamdan beni de yararlandırdı ve bana ilave bir ödeme yaptı ayrıldıktan 6 ay sonraJ. Ne kadar mı, evet, tam da eğitimlerin maliyeti kadar.

Şimdi peki bu kadar bolluk ve bereket böyle kendi kendine mi geldi, valla orasını bilemem, siparişleri hazırlayan ve teslim eden tarafta değilim ben, mutfağı görmüyorum yaniJ. Temiz bir kalple isterseniz ve gerçekleşeceğine inanırsanız sizin isteklerinizin olmaması içinde hiçbir neden yok.

Ben ilaveten neler yaptım peki. Listemi hazırladıktan sonra bana keyif verdiği sürece bunlarla ilgili güzel ve detaylı hayaller kurup araştırmalar yaptım.

Örnek olsun diye söylüyorum; katılıp katılamayacağım belli olmamasına rağmen eğitime dair bütün detayları öğrendim, kalacağımız otelin internet sitesindeki resimlere baktım, kendimi çıplak ayakla kumlarda dolaşırken ve denize girerken hayal ettim. Eğitime katılabileceğini düşündüğüm bir arkadaşıma mail atıp onunla aynı odada kalabileceğimizi söyledim, vb.

Ayrıca minicik şeyler için özellikle de onlar için hayranlık duymaya ve şükretmeye devam ettim, anda kalma deneyimlerimin süresini uzattım. Bütün bunları bana öğreten Esra&Aykut Oğut, Eckhart Tolle ve Erickson Koçluk Okulu’na da bu vesile ile ayrıca şükranlarımı sunmak istiyorum.

Akşam büyük kız okuldan gelince “Bu yaz Çeşme’ye gidelim mi?” diye (Madde 5J) girdi kapıdan içeri, nasıl bir iletişim var bilemiyorum aramızda ama bazı şeylerin de mantıkla ve matematikle izahı olmadığı kesinJ.

Siparişlerinizin tamamının gerçekleşeceği muhteşem günler diliyorum, sevgi ile kalın.