8 Ocak 2016 Cuma

HAYAT EN GÜZEL HEDİYEDİR


Dün akşam yayınlamış olduğum Yarına Not’tan devam edelim: “Değerini bilirsen her şeyin var, değerini bilmezsen hiçbir şeyin yok.” Hayat bize verilmiş en güzel hediye, peki ne ölçüde değerini biliyoruz veya bu konuda farkındalığımızı nasıl artırabiliriz?

Hayatın değerini bilmek için öncelikle kendi değerimizi bilmemiz gerekiyor, bizler hayatın küçük parçalarıyız. Kendimizi sevmemiz, saygı duymamız ve güvenmemiz çok önemli. Ancak kendi değerini bilen bir insan hayatın değerini anlayabilir.

Sevdiğiniz insanlara nasıl davranıyorsunuz, onlara sevginizi nasıl gösteriyorsunuz, lütfen üzerinde düşünün ve kendinize bunları ne ölçüde uyguladığınızı sorgulayın.

Hayatın değerini bilen insanlar sağlıklarına özen gösteren, kötü alışkanlıklardan olabildiği ölçüde uzak durmaya çalışan insanlardır. Sağlığınıza daha fazla özen göstermeye başlayarak size verilmiş olan hediyeyi içtenlikle kabul etmiş olursunuz.

Hayatın değerini bilen insanlar öğrenerek ve kendilerini geliştirerek hayatla uyumlanırlar, kendinize ve hayatınıza katabileceğiniz yeni değerli alışkanlıklar neler olabilir?

Bir diğer konu ise zaman konusu, her gece zaman hesabına karşılıksız olarak yatan 1.440 dakika ile neler yapıyorsunuz, karşılıksız verilen bu hediyeyi ne ölçüde anlamlı kullanıyorsunuz?

Hayatın değerini bilmenin bir diğer önemli unsuru ise hayatı farkındalıkla yaşamak. Her gün yeni bir şeyler keşfetmek, bugün dünden farklı olarak kendinizde ve çevrenizde neler gözlemlediniz, belli bir süre bu sorunun cevabını bir deftere not alarak farkındalığınızı artırabilirsiniz.

Bir diğer başlık ise anlam konusudur, madem bize böyle güzel bir hediye verildi, karşılığında ne yapabiliriz? İlk aklıma gelen anlamlı bir hayat yaşamak oluyor. Olabileceğimiz en iyi halimize ulaşmaya çalışmak, olabildiğince çok insana yardımcı olmak. İnsanlarla hayatın içine dalmak.

Bu gezegen üzerinde 7 milyar kişi bir arada yaşadığımıza göre hayatın anlamı konusu diğer insanlardan bağımsız olamaz diye düşünüyorum.

Ve elbette sevmek, çünkü sevgi her şeye anlam katar.

Hayat en güzel hediye, bu hediyenin değerini daha çok bileceğimiz güzel günler diliyorum.

Sevgi ile kalın.

Not: Ocak ayı koçluk ön görüşmelerimiz devam etmektedir, bilgi için lütfen mert.cuhadaroglu@gmail.com adresine mail atınız.

7 Ocak 2016 Perşembe

YENİ YIL KARARLARINI HAYATA GEÇİRMEK


Yepyeni bir yıl başladı, yeni heyecanlarla, yeni umutlarla…

Yeni yıla hepimiz bir şekilde hazırlandık. Önce üzerimizdeki gereksiz yüklerle vedalaştık, sonra niyetlerimizi belirledik, istedik ve dua ettik. Şimdi geldi sıra son aşamaya yani yeni yıl kararlarımızı hayata geçirmeye.

Üzerine emek verilmemiş niyetler bir zaman sonra unutulmaya mahkum oluyorlar ve aslında çoğu yeni yıl kararının başına gelen de bu. Niyetler belirleniyor ama sonra emek verilmediği için mevzu “istedim ama olmuyor”a bağlanıyor.

Bunu önlemenin tek yolu da, her gün kararınızla ilgili küçük de olsa bir şeyler yapmak. Sizi zorlayıp bıktırmayacak kadar küçük ama kendinize aferin dedirtecek kadar büyük.

Jerry Seinfeld Amerikalı bir komedyen. Bir gün kuliste yanına komedi yıldızı olmak isteyen bir genç yaklaşır ve onun gibi iyi bir komedyen olmak için neler yapması gerektiğini sorar. Jerry Seinfeld’in verdiği cevap ise çok güzel:

-Eğer iyi bir komedyen olmak istiyorsan, herkesi güldürecek en iyi esprileri sen yapmalısın. Bunun için ise her gün yeni bir espri bulmalısın, ta ki en iyilerini bulana kadar. İşte yapman gereken bu.

Ve sonra ilave eder: “Sakın zinciri koparma!”

Yani bir gün bile bırakma.

Hani sizden yeni yıl niyetlerinizi yazarken iki aşamalı yapmanızı, niyetleri gerçekleşmiş kişinin nasıl birisi olduğunu listelemenizi ve bununla ilgili bir söz vermenizi istemiştim. İşte şimdi verdiğiniz bu sözü tutma zamanı geldi ve önünüzde kocaman bir yıl var.

Sizden ricam, niyetleri gerçekleşmiş kişi OLMAK için yapabileceğiniz bir şey seçmek ve bunu her gün aksatmadan uygulamak. Ama gerçekten HER GÜN. Başım ağrıdı, yorgunum, misafir geldi, başka işlerim vardı,… gibi bahanelerin arkasına saklanmadan HER GÜN.

Ne yapmalıyım derseniz, işte o size kalmış. Öyle bir şey seçin ki, size zor gelmeyecek kadar kolay ama bir şey yaptığınızı hissettirecek kadar zorlu olsun.

Tüm emeklerinizin karşılığını aldığınız harika bir yıl diliyorum.

Eğer yaşamınızda bir değişim arzu eder ve olasılıklarınız hakkında daha detaylı görüşmek isterseniz, ÜCRETSİZ BİR ÖNGÖRÜŞME için bana ozge@ozgecuhadaroglu.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Diğer yazılarım için www.ozgecuhadaroglu.com adresini ziyaret edebilir, Instagram ve Twitter paylaşımları için @cuhadarogluozge hesabını takip edebilirsiniz.

Sevgiyle kalın…

Özge Çuhadaroğlu

6 Ocak 2016 Çarşamba

BEKLENTİLERİ YÖNETMEK


Gerçekleşen ile beklenti arasındaki fark çoğu zaman mutluluğu belirler. Eğer beklentiniz kadar veya onun üzerinde bir gerçekleşme yaşarsanız mutlu olursunuz. Diğer yandan; gerçekleşen durum beklentinin altında kalırsa bu mutsuzluğa yol açabilir.

Çok basit bir örnekle başlayalım, diyelim ki İstanbul’da yaşıyorsunuz, Anadolu Yakası’ndan Avrupa Yakası’na araba ile geçeceksiniz, yolculuk bir saat sürdü. Eğer sizin beklentiniz 45 dakika ise yolculuk süresini uzun bulabilirsiniz ve bu sizi kızdırabilir, mutsuz edebilir. Eğer beklentiniz 1 saat 15 dakika civarında ise yolculuğu 1 saatte yaptığınız için sevinip mutlu olabilirsiniz.

Daha geniş bir çerçeveden bakalım şimdi de. Bugünden başlayarak bir hafta boyunca her gün için 10 üzerinden bir mutluluk puanı verin; 10/7, 10/5, 10/8 gibi. Sonra geriye dönüp o günleri daha detaylı olarak değerlendirin, beklentilerinizin veya fazlasının gerçekleştiği günlerde puanlarınızın daha yüksek olduğunu fark edeceksiniz.

Peki, gerçekçi beklentiler nasıl oluşturulabilir? Burada çıtayı ne çok yükseğe ne de çok aşağıya koymak gerekir. Çocuklar oyun oynarken bunu çok güzel yaparlar, oyundan keyif almak için oyunun ne çok kolay ne de çok zor olması gerekir. İşte biz de bir denge modeli yaratmalıyız.

Diğer insanlarla ilgili beklentilerimizi oluştururken özellikle dikkat etmeliyiz. Onların sizin gibi olmayacağını/olmak zorunda olmadıklarını kabul ederek işe başlayın. “Eğer ben olsaydım şöyle söylerdim/şöyle yapardım” diye beklenti oluşturuyorsanız bir ölçüde mutsuzluğu davet ettiğinizi söyleyebilirim.

İkinci bir konu da beklenti oluştururken konunun ne kadarı benim elimde/benim kontrolümde hesaplaması yapmaktır. Eğer her şey benim elimdeyse (en azından eylem adımları anlamında) daha gerçekçi bir beklenti oluşturabilirim. Benim elimde olmayan, başkalarının da bir şeyler yapması gereken kısımlar çoksa bu hususa dikkat etmem gerekir beklenti oluştururken.

Beklentileri yönetmek bir ölçüde hayatı ve mutluluğu yönetmektir. Beklentilerinizi gerçekçi bir şekilde yöneteceğiniz mutlu günler diliyorum.

Sevgi ile kalın.

Not: Ocak ayı koçluk ön görüşmeleri devam etmektedir, randevu için lütfen mert.cuhadaroglu@gmail.com adresine mail atın.

5 Ocak 2016 Salı

KENDİ YOLUNUN DEĞERİNİ BİL


Geçen hafta paylaştığım bir Yarına Not bu şekilde idi. Bugünkü yazımda bu konu hakkında düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

Hayatta başarıya ulaşmak için izlediğimiz bazı yöntemler var, bu anlamda herkesin bir tarzı, bir yolu var. Peki, kendi tarzımızın, yolumuzun değerini ne ölçüde biliyoruz?

Komşunun tavuğu bize kaz görünür misali kendi yaptıklarımızın yeterli olmadığını düşünmek, diğer insanları başarıya ulaştıran yolları doğrudan alıp uygulamaya çalışmak, hem kendimizi yetersiz hissetmemize yol açabilir hem de başarıya ulaşmamızı zorlaştırabilir.

Daha doğru olan yöntem bence; izlediğimiz yolu büyük ölçüde doğru kabul edip sabırsız davranıp davranmadığımız üzerinde biraz düşünmek, daha sonra da ufak tefek dokunuşlarla yolumuzu daha iyi hale getirmeye çalışmaktır.

İki örnek verirsem konunun daha iyi anlaşılacağını düşünüyorum. Arkadaşlarımdan birisi ile karar vermek konusunu ele almıştık. Arkadaşım bir karar vermeden önce uzun uzun düşündüğünü, ihtimalleri ayrıntılı olarak değerlendirdiğini, bu sürecin çok uzun zaman alabildiğini söyledi. Sonra da karar verdikten sonra uygulamayı çok hızlı ve kararlı bir şekilde yaptığını ilave etti.

Bu yöntemi değiştirip karar vermek sürecini çok kısaltmak istediğinden bahsetti. Oysaki bu yöntem/bu yol onu bugüne kadar pek çok farklı konuda başarıya taşımıştı. Kendi yolunun değerini daha fazla bilmesi ve ufak dokunuşlarla bunu biraz değiştirmek aslında yeterli olacaktır.

Geçenlerde bizim sektörde 15 yılı devirmiş kıymetli bir ağabeyimle sohbet ediyorduk, bana bir dolu öneri sundu iş yapış tarzım ile ilgili, bu öneriler onu başarıya ulaştıran şeylerdi. Teşekkür ettim ve sadece bir kısmını uygulayabileceğimi söyledim. Çünkü benim de bir tarzım, bir yolum var, büyük ölçüde doğru olduğunu düşünüyorum. Elbette zaman zaman değerlendirmeler yapıp değişikliklere gidiyorum, kendimi geliştirmek ancak bu şekilde mümkün olabilir.

Yazdığım ve sizinle paylaştığım yazıları da bu şekilde değerlendirmenizi isterim, uygulaması dikkatli bir şekilde size uygun olacak şekilde yapılmalıdır.

Lütfen siz de kendi yolunuzun değerini bilin.

Sevgi ile kalın.

Not: Ocak ayı koçluk ön görüşmeleri başlamıştır, randevu için mert.cuhadaroglu@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.

4 Ocak 2016 Pazartesi

İSTEDİĞİNİZ DEĞİL, BEKLEDİĞİNİZ OLUR


Çekim Yasası adı altında sunulan bilgilerin yanlış anlaşılan bir kısmından bahsetmek istiyorum bugün. Bu konunun önemli olduğunu düşünüyorum. Özellikle de “istiyorum, istiyorum ama olmuyor” diyenlerin konuya bir de bu açıdan yaklaşmasını isterim açıkçası.

İstemek çoğu zaman tek başına yeterli değildir. İstemeye, olacağına dair kuvvetli bir inanç eşlik etmelidir. Buna da beklenti veya umut adını verebiliriz.

Ne istediğimizi belirlemek ve netleştirmek elbette çok önemli bir adımdır, koçluk seansları da genellikle bu soruyla başlar, ne istiyorsunuz?

Daha sonra isteğimizi bir proje olarak ele almak ve bazı eylem adımlarını kabaca olarak da olsa şekillendirmek ve minik bir adım atarak başlamak önemlidir.

Bu isteğinize nasıl ulaşmayı düşünüyorsunuz, yol boyunca motivasyonu nasıl koruyacaksınız, isteğinize ulaştığınızı nasıl anlayacaksınız (özellikle kişinin kendisinde yapmak istediği değişimlerde), bu isteğinize ulaşmak için yapacaklarınız hayatınızın diğer alanlarını nasıl etkileyebilir, ilk olarak hangi adımı atacaksınız, nasıl devam edeceksiniz?

Bu ve benzeri soruları sormak ve üzerinde düşünmek, bir isteği olumlu bir beklentiye dönüştürebilir. İsteğinizi, ipini elinizde tuttuğunuz gökyüzünde çok yükseklerde bir uçurtma gibi düşünün, uçurtmayı aşağı çekince isteğiniz size yakınlaşır. Bunun için de eylem adımlarını şekillendirmek, hayali plana dönüştürmek önemlidir.

İstediğiniz değil, beklediğiniz ya da umduğumuz olur demiştim. Bu nedenle dikkatiniz/odağınız isteğinizin gerçekleşmesinde değil gerçekleşmemesinde ise, daha çok düşündüğünüz şey, yani isteğinizin olmaması hali gerçekleşebilir. Buna da dikkat edin lütfen.

Ayrıca istediğiniz şeyin gerçekleşmesi için eylem adımlarının yanı sıra inancınıza göre dua etmeyi, sahip olduğunuz şeyler için şükretmeyi ihmal etmeyin. Bunlar inancınızı kuvvetlendirir ve destekler.

İsteğinize bu yıl kavuşmanızı dilerim.

Sevgi ile kalın.

Not: Bu konular ile ilgili daha detaylı bilgilere Hayatını Seç, Hayatını Değiştir ve Yarına Notlar isimli kitaplarımdan ulaşabilirsiniz.

3 Ocak 2016 Pazar

PİLOT KOLTUĞUNA GEÇMEK


Aynı şeyleri düşünerek, söyleyerek ve yaparak genellikle aynı sonuçları alırız. Geçenlerde bir seansta danışanım hayatında hep benzer senaryoların tekrar ettiğini söyledi. Ona farklı sonuçlar almak istiyorsan farklı davranmalı, bunun için de bakış açını değiştirmelisin dedim.

Hayatımızda belli olaylar aynı veya benzer şekilde tekrarlanıyorsa ve biz bundan memnun değilsek almamız gereken dersi almıyor olabiliriz, muhtemelen gözden kaçırdığımız bir şey var.

Afrikalıların meşhur atasözüdür, “nerede düştüğüne değil nerede sendelediğine bak” derler. Ders çıkarmak için kullandığım bir yaklaşımdır. Hangi işaretleri görmezden geldiğimi anlamaya çalışır ve bir sonraki sefere daha dikkatli olmaya çalışırım.

Danışanım değişim için çok zorlanabileceğini söyledi, zorlandığı anlarda kendisine şu basit soruyu sormasını istedim, “İstediğine ulaşmayı gerçekten istiyor musun yoksa istemiyor musun?”

Yapamam diye bir şey yok, yapmayı istemiyorum var, yapmayı seçmiyorum, yapmayı tercih etmiyorum var. Pek çok şey bir seçim ve bunun farkına varmak hayatın kontrolünü elimize aldığımız nokta.

İnsanın sabit, değişmez bir yapısı olduğuna çok inanmıyorum, 7 sinde neyse 70 inde de odur diye bir söz var biliyorum. İnsan 7 yaşında yaptığı bir seçimi 70 yaşına kadar da sürdürebilir, ama sonuçta yine de bu bir seçimdir.

Danışanım “Ben bir uçakta yolculuk ediyorum, bugüne kadar bir yolcu idim, en fazla yardımcı pilot oldum, bugünden sonra pilot koltuğuna geçiyorum” dedi ve değişim başladı.

Hata yapmaktan korktuğunu, çünkü daha önce pilot koltuğunda hiç oturmadığını da ilave etti.

Hepimiz bundan bir ölçüde korkarız, bu son derece doğaldır. Korkuyu önce anlayın, sonra bir ölçüde kabul edin ve ona doğru yavaşça minik adımlar atın. Korkunun kendisinden başka korkacak bir şey yok diye bir söz vardır.

Belli bir konuda isteklerinizin, hayallerinizin çok uzağına sürüklendiyseniz dediklerimi düşünün lütfen. Etkisiz senaryolarınızı etkili senaryolar ile değiştirin, ancak bu şekilde daha farklı sonuçlar alabilirsiniz.

Gerekirse profesyonel yardım alın. Belli bir süreçte düşünce, bakış açısı ve davranış değişikliğine giderek tekrar hayallerinize doğru dümeni kırın.

Sevgi ile kalın.

Not: Bu konu ile ilgili olarak Hayatını Seç ve Hayatını Değiştir isimli kitaplarımı okumanızı da öneririm.

1 Ocak 2016 Cuma

YENİ YILA YENİ VE GÜZEL BAŞLAMAK


Bu yılın diğer yıllarınızdan farklı olmasını istiyorsanız, aldığınız yılbaşı kararlarının önemli bir kısmını uygulamak istiyorsanız, bugünden itibaren kararlarınızı ve önceliklerinizi gözden geçirip en azından belli bir süre için hayatınızı önceliklerinize göre yaşamalısınız.

Bu yazıyı okuduktan sonra ilk olarak lütfen yeni yıl kararlarınızı ve bunlara dair önceliklerinizi yazın. 2 veya 3 konu yeterli olacaktır, bu konularda 3-4 ay düzenli bir şekilde çaba sarf etmek sonuçlar almanızı ve başarıya ulaşmanızı kolaylaştıracaktır.

Birkaç örnek üzerinden beraber geçelim. Diyelim ki bu yılın kararı daha sağlıklı bir yaşam sürmek olsun (kilo vermek, spora başlamak hepsi bu grupta incelenebilir). Eğer kararım bu ise haftada en az 3-4 gün olacak şekilde ortalama 45 dakika egzersiz yapmalıyım, imkanım varsa bu soğuk havada bir spor salonuna da gidebilirim, eğer yok ise açık havada yürüyüş yaparım. Sabah yürüyeceksem akşam erken yatmaya öncelik veririm, akşam yürüyeceksem yürüyüşten sonra yiyeceğim hafif yemeği önceden tedarik etmeye çalışırım.

Bu yılın önceliği para ise iki yönlü çalışmam lazım, bolluk bereket bilincimi genişletmek için sahip olduğum bolluk ve bereketi daha geniş olarak tanımlamalı ve bunun için şükretmeliyim. Diğer yön ise tasarruf kısmı Her gün en az 10 TL, her hafta en az 100 TL; her ay en az 500 TL, miktarı gelirinize göre kendiniz belirleyin ve mutlaka ama mutlaka tasarruf etmeye başlayın. Tasarruf etmek hedefim ise önceliklerim arasında çok para harcamadan sosyalleşmenin yöntemlerini bulmak olmalı. Tasarruf etmenin para ile olan ilişkinizi toptan değiştirdiğini göreceksiniz.

Bu yılın önceliği yeni bir ilişki bulmak iste kendinizi fiziken ve ruhen bir ilişkiye hazır hissetmenin yanı sıra daha fazla sosyalleşmeye ihtiyacınız olacaktır. Bazı gruplara katılmak, yeni hobiler edinmek önceliğim olabilir.

Eğer hedefiniz yeni bir iş bulmak ise biraz araştırma yapmak, yapmak istediğiniz işi yapan insanlarla görüşmek kesinlikle yarar sağlayacaktır. Önceliğinize çevrenizde benzer bir iş yapan insanları bulmayı ve onlarla konuşmayı alabilirsiniz.

Ayrıca kararlarınız arasına bir kış temizliği yapmayı da alabilirsiniz. Kimlere daha az kimlere daha çok zaman ayırmalıyım? Enerjimi düşüren insanlarla mı zaman geçirmeliyim yoksa bana ilham verme potansiyeli olan yanlarında kendimi iyi hissettiğim insanlarla mı?

Bu yıl kendimi geliştirmek ve yeni bir şeyler öğrenmek adına neler yapabilirim? Önceliğe kendimi yerleştirecek olsam kendimi daha fazla sevmenin, değer vermenin ve saygı duymanın yöntemleri neler olabilir?

Yeni yılda istediğiniz hayata büyük ölçüde kavuşmanızı dilerim.

Sevgi ile kalın.

Not: Mutlulukla Değişim Programı Şubat ayı kayıtları başlamıştır, bilgi ve kayıt için lütfen mert.cuhadaroglu@gmail.com adresine mail atın.