özge çuhadaroğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özge çuhadaroğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2016 Perşembe

DOĞRU SÖZCÜKLERİ SEÇMEK


Gelecekteki yaratımlarınızı belirleyen şey şu an yaşadığınız deneyimler değil, onları kendinize nasıl anlatmayı seçtiğinizdir.

Zihnimiz yaşadığımız her deneyimi analiz eder, filtreler, iyi-kötü olarak etiketler ve bir kategoriye yerleştirir. Biz de bu düşünceleri kullandığımız sözcüklerle ifade ederiz. Seçtiğimiz sözcükleri yakalamak, düşüncelerimiz fark etmek açısından önemli bir anahtar. Hayatla ve kendimizle ilgili düşüncelerimiz değiştikçe kullandığımız sözcükler de otomatikman değişir. Sözcüklerimizi özenli bir şekilde seçmek ise düşünce alışkanlığımızı istediğimiz yöne kaydırmak açısından çok etkili.

Geçenlerde küçük kızım Ada ile birbirimize bilmece soruyorduk. Hafızadaki bilmece stokları tükenince iş başa düştü. “Cebi vardır, yavrusunu orada taşır” gibi dahiyane fikirler üreterek oyunumuza devam ettik J Bir süre sonra Ada bana baktı ve “Anne” dedi, “Biz bu bilmeceleri uyduruyoruz, değil mi?” “Yoo” dedim “Niye uyduralım, bunları biz yaratıyoruz

O an yüzündeki beğenmez ifade birden gururlu bir hal aldı ve yeni bir şeyler yaratmanın sevinciyle çok mutlu oldu.

Sonuç olarak baktığınızda uydurmanın da yaratmanın da anlamı belki aslında aynı; olmayan bir şeyi söylemek. Fakat birisine negatif bir anlam yüklemişken diğerine pozitif bir anlam yüklemiş durumdayız. Hangisini kullandığımız ve kendimizi eleştirmeyi mi yoksa takdir etmeyi mi seçtiğimiz tamamen bize kalmış.

Bir danışanımla yaptığım seansta da buna benzer bir konuşma yaşandı. Danışanım yaşadığı bir durumu anlatırken kendisinin de biraz maymun iştahlı olduğundan söz etti. Farkında bile olmadan eleştiriyordu kendisini. Sözünü kestim ve maymun iştahlı kelimesini başka bir şekilde ifade etmesini rica ettim. Biraz düşündükten sonra, kendisinin değişik şeyleri denemekten keyif alan bir insan olduğunu söyledi. Biraz evvelki eleştirel bakış açısı, beğeniye dönüşmüştü bile.

Deneyimlerimizi nasıl anlatmayı seçtiğimiz, gelecekteki yaratımlarımızı etkileyen tek şey olacak. O yüzden lütfen dikkatli yapın seçimlerinizi. Sözcüklerinizi değiştirmek için özenli bir emek harcayın. Harcayın ki, düşünce alışkanlığınız da bununla beraber yavaş yavaş değişmeye başlasın.

Düşünce alışkanlığınız değişince de yaşamınız yönü değişmeye başlayacak.

Eğer yaşamınızda bir değişim arzu eder ve olasılıklarınız hakkında daha detaylı görüşmek isterseniz, ÜCRETSİZ BİR ÖNGÖRÜŞME için bana ozge@ozgecuhadaroglu.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Diğer yazılarım için www.ozgecuhadaroglu.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

#hayatböylegüzel paylaşımları için Instagram hesabım @cuhadarogluozge

Sevgiyle kalın.

Özge Çuhadaroğlu

 

29 Ocak 2016 Cuma

KENDİNE GÜZEL ŞEYLER ANLAT


Size “Gün içinde en çok kiminle görüşüyor, en çok kiminle sohbet ediyorsunuz? Kimlerle konuşuyor, kimin fikirlerini dinliyorsunuz?” diye sorsam, birçok farklı cevap alabilirim

“İş arkadaşlarım, eşim/sevgilim, çocuklarım, annem-babam, komşum, dostlarım,…”

Liste uzayıp gidebilir fakat kendinizi de listenin içine koymazsanız, hayatınızdaki en önemli kişiyi atlamış olursunuz.

Aslında hepimiz gün içinde en çok kendimizle konuşuyor, kendimizle sohbet ediyor, kendi düşüncelerimizi dinliyoruz.

Dışarıdan görenler deli olduğumuzu düşünmesinler diye de bunu zihnimizin içinde yapıyoruz J Aklımızdan geçen düşünceler, resimler, anılar, yaptığımız yorumlar aracılığıyla kendimize sürekli bir şeyler anlatıyoruz.

Madem en çok kendimizle konuşuyoruz, güzel şeyler anlatmaya ne dersiniz?

Mesela,…

Hayatımızda nelerin yolunda gitmediğini değil, nelerin YOLUNDA GİTTİĞİNİ …

Daha ne kadar yolumuzun olduğunu değil, ne kadar yol KAT ETTİĞİMİZİ …

Neleri yapamadığımızı değil, neleri YAPABİLDİĞİMİZİ …

Kusurlarımızı değil, MÜKEMMEL yönlerimizi …

Başarısızlıklarımızı değil, BAŞARILARIMIZI …

Nelerin yok olduğunu değil, nelerin VAR olduğunu …

Düşünsenize, birisi gelse ve bize bütün gün yaşamımızın negatif yönlerinden bahsetse enerjimiz ne kadar düşer. O zaman biz bunu kendimize neden yapalım?

Güzel düşünceler mucizeler yaratır ve düşünceler sadece alışkanlıktır.

Negatif düşünceleri nasıl zamanla oluşturduysanız ve bunu bir alışkanlık haline getirdiyseniz, pozitif düşünceleri de zamanla oluşturmak ve bunu bir alışkanlık haline getirmek mümkün.

Sadece biraz farkındalık ve emek yeterli.

Bugünden itibaren başlayabilirsiniz, kendinize güzel şeyler anlatmaya.

Madem en çok kendimizle konuşuyoruz, bari güzel olsun anlattıklarımız J

Hepimize güzel bir hafta diliyorum.

Eğer yaşamınızda bir değişim arzu eder ve olasılıklarınız hakkında daha detaylı görüşmek isterseniz, ÜCRETSİZ BİR ÖNGÖRÜŞME için bana ozge@ozgecuhadaroglu.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Diğer yazılarım için www.ozgecuhadaroglu.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

#hayatböylegüzel paylaşımları için Instagram hesabım @cuhadarogluozge

Sevgiyle kalın.

Özge Çuhadaroğlu

22 Ocak 2016 Cuma

YAŞAMIN TÜM OLASILIKLARI


Hepimiz hayatın tüm olasılıklarını içimizde barındırıyoruz. Kimi zaman susmak işe yarar, kimi zaman sesini yükseltmek. Bazen ileri atılmak iyi gelir, bazen de sabırla beklemek. Hayatın akışında her anda farklı alternatifler bizi isteğimize götürüyor, çünkü o anın şartı o.

Zaten sorun, farklı durumlarda hep aynı şeyi yapmaya çalışmaktan kaynaklanıyor. Hayatınızda isteklerinizi hep ileri atılarak elde ettiğinizi düşünüyorsanız ve o an içinde olduğunuz deneyimde sabırla beklemek en iyi sonucu verecekse, ileri atılarak işleri karıştırıyorsunuz sadece. O zaman da istediğinizi elde etmek için çok daha fazla eylem gerekiyor. Halbuki bazen ‘armut piş ağzıma düş’ en iyi sonucu verir.

Eğer geçmişin ve geleceğin yansımasını şimdiye taşımadan anda kalabilirseniz, o durumda neyin gerekli olduğunu rahatlıkla farkeder ve ona göre kendinizi ayarlarsınız. Bu sayede de her eyleminiz düşüncenizle hizalı olur ve ideal eforla ideal sonucu elde edersiniz.

Bilgelik denen şey de bu aslında, her an yepyeni bir insan olduğunun farkına varıp sadece iç sesine kulak vererek hayatın içinde yol almak, bazen ne kadar mantıksız gözükse bile.

Sizi hayallerinize götürecek olan anahtar içinde olduğunuz anın tadını çıkarmak ve keyfini sürmek. Ne kadar yapabilirseniz, o kadarı yeterli. Çoğu zaman hayatı gereğinden fazla ciddiye alıyor ve her şeye fazladan anlamlar yüklüyoruz. 

Hayat kendimizi keşfettiğimiz eğlenceli bir yolculuk aslında. Tadını ne kadar çok çıkarırsak, o kadar keyifli…

Eğer yaşamınızda bir değişim arzu eder ve olasılıklarınız hakkında daha detaylı görüşmek isterseniz, ÜCRETSİZ BİR ÖNGÖRÜŞME için bana ozge@ozgecuhadaroglu.com adresinden ulaşabilirsiniz.

#hayatböylegüzel paylaşımları için Instagram hesabım @cuhadarogluozge

Sevgiyle kalın.

Özge Çuhadaroğlu

14 Ocak 2016 Perşembe

EN İYİ ÖĞRETMEN


Bu hayattaki en iyi öğretmen deneyimler yoluyla tecrübe kazanmaktır.

Geçen hafta 82 yaşındaki büyük halam düşmüş ve kolunu kırmış. Hemen apar topar en yakın acil bölümüne götürdüm. Gittiğimiz yer bir devlet hastanesinin acil bölümüydü. Dolayısıyla doktorlar yaşadıkları yoğunluk sebebiyle her hastayla sınırlı bir sürede ilgilenebiliyor ve hızlıca ilk müdahalelerini yapıyorlardı.

Biz de eve dönünce birkaç gün sonraya başka bir doktordan daha randevu aldık ve yapılan işlemden iyice emin olmak istedik. Gittiğimiz ikinci doktor yeniden röntgen istedi, sonra durumun tahmin ettiğinden iyi olduğunu ve yapılması gereken her şeyin zaten yapılmış olduğunu söyledi. Sadece alçısını hafifletti ve yeniledi. Biz de içimiz rahat bir şekilde eve döndük.

Sonra eve döndüğümüzde düşündüm: “Nasıl oldu da bir doktor, bu kadar yoğunluk içinde ve bu kadar kısa bir sürede, üstelik de sorduğum sorulara verdiği ayaküstü cevaplarla bende tersi bir izlenim bırakmışken yapılması gereken her şeyi yapmıştı?”

Sonra anladım ki, deneyim.

Her gün aynı alanda o kadar çok deneyim yaşıyordu ki, benim baştan savma olarak gördüğüm müdahalede bile ustaca davranabildi.

Çok sevdiğim bir Japon Atasözü var: “Bilmek ama onu deneyime dönüştürememek, bilmek değildir”

Bazen çalıştığım kişilerin kendileri ile ilgili şöyle bir arzusu olur: “Ben kendi üzerimde çalışayım, mükemmel hale geldikten sonra adım atmaya başlarım”

Mekanizma ne yazık ki bu şekilde işlemez.

Bir konuyu içselleştirebilmenin tek yolu, onu deneyimlemek, sonra bir daha deneyimlemek, sonra yine deneyimlemektir. Her tekrarda daha da emin hale gelir, ne istediğimiz konusunda iyice netleşir, inancımızı güçlendir ve ustalaşmaya başlarız.

Bu sebeple sizden ricam, harekete geçmekten korkmamanız, minik adımlar atarak başlamanız ve her seferinde adımlarınızı biraz daha büyütmeniz, yaptığınız hatalardan ders almanız ve sonra tekrar denemeniz. Bu sırada size engel olan inançlarınızı fark etmeniz ve dönüştürmek için çalışmanız.

Başka türlü gerçek anlamda öğrenmek mümkün değil. Hata yapmamak için adım atmayı ertelemek, hayalleri de ertelemektir aslında.

Çünkü gerçekten bu hayattaki en iyi öğretmen yaşadığımız deneyimlerdir.

Deneyimlerinizin bol olduğu bir hafta diliyorum.

Eğer yaşamınızda bir değişim arzu eder ve olasılıklarınız hakkında daha detaylı görüşmek isterseniz, ÜCRETSİZ BİR ÖNGÖRÜŞME için bana ozge@ozgecuhadaroglu.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Diğer yazılarım için www.ozgecuhadaroglu.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

#hayatböylegüzel paylaşımları için Instagram hesabım @cuhadarogluozge

Sevgiyle kalın.

Özge Çuhadaroğlu

7 Ocak 2016 Perşembe

YENİ YIL KARARLARINI HAYATA GEÇİRMEK


Yepyeni bir yıl başladı, yeni heyecanlarla, yeni umutlarla…

Yeni yıla hepimiz bir şekilde hazırlandık. Önce üzerimizdeki gereksiz yüklerle vedalaştık, sonra niyetlerimizi belirledik, istedik ve dua ettik. Şimdi geldi sıra son aşamaya yani yeni yıl kararlarımızı hayata geçirmeye.

Üzerine emek verilmemiş niyetler bir zaman sonra unutulmaya mahkum oluyorlar ve aslında çoğu yeni yıl kararının başına gelen de bu. Niyetler belirleniyor ama sonra emek verilmediği için mevzu “istedim ama olmuyor”a bağlanıyor.

Bunu önlemenin tek yolu da, her gün kararınızla ilgili küçük de olsa bir şeyler yapmak. Sizi zorlayıp bıktırmayacak kadar küçük ama kendinize aferin dedirtecek kadar büyük.

Jerry Seinfeld Amerikalı bir komedyen. Bir gün kuliste yanına komedi yıldızı olmak isteyen bir genç yaklaşır ve onun gibi iyi bir komedyen olmak için neler yapması gerektiğini sorar. Jerry Seinfeld’in verdiği cevap ise çok güzel:

-Eğer iyi bir komedyen olmak istiyorsan, herkesi güldürecek en iyi esprileri sen yapmalısın. Bunun için ise her gün yeni bir espri bulmalısın, ta ki en iyilerini bulana kadar. İşte yapman gereken bu.

Ve sonra ilave eder: “Sakın zinciri koparma!”

Yani bir gün bile bırakma.

Hani sizden yeni yıl niyetlerinizi yazarken iki aşamalı yapmanızı, niyetleri gerçekleşmiş kişinin nasıl birisi olduğunu listelemenizi ve bununla ilgili bir söz vermenizi istemiştim. İşte şimdi verdiğiniz bu sözü tutma zamanı geldi ve önünüzde kocaman bir yıl var.

Sizden ricam, niyetleri gerçekleşmiş kişi OLMAK için yapabileceğiniz bir şey seçmek ve bunu her gün aksatmadan uygulamak. Ama gerçekten HER GÜN. Başım ağrıdı, yorgunum, misafir geldi, başka işlerim vardı,… gibi bahanelerin arkasına saklanmadan HER GÜN.

Ne yapmalıyım derseniz, işte o size kalmış. Öyle bir şey seçin ki, size zor gelmeyecek kadar kolay ama bir şey yaptığınızı hissettirecek kadar zorlu olsun.

Tüm emeklerinizin karşılığını aldığınız harika bir yıl diliyorum.

Eğer yaşamınızda bir değişim arzu eder ve olasılıklarınız hakkında daha detaylı görüşmek isterseniz, ÜCRETSİZ BİR ÖNGÖRÜŞME için bana ozge@ozgecuhadaroglu.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Diğer yazılarım için www.ozgecuhadaroglu.com adresini ziyaret edebilir, Instagram ve Twitter paylaşımları için @cuhadarogluozge hesabını takip edebilirsiniz.

Sevgiyle kalın…

Özge Çuhadaroğlu

3 Aralık 2015 Perşembe

ÇABA MI, EMEK Mİ?


Hayallerimize doğru ilerlerken kendimize sormamız gereken en önemli sorulardan bir tanesi bu: “Hayallerim için çaba mı harcıyorum, emek mi veriyorum?”

Eğer sadece çaba harcıyorsanız, kendinizi yoruyor ve şikayet  moduna zemin hazırlıyorsunuz demektir.

Oysa akılcı bir şekilde emek veriyorsanız, attığınız adımlarla içiniz rahat bir şekilde ilerliyor ve fiziksel olarak yorulsanız bile ‘iyi ki böyle yaptım’ diyebiliyorsunuz demektir.

Şöyle bir örnek vereyim. Tekerleği çamura saplanmış bir arabayı çamurdan çıkarmak için sürekli gaza basmak ve arabanın patinaj yapmasına sebep olmak nafile bir çabadır. Evet, ortada bir eylem vardır ama sizi yorar, bıktırır ve bir süre sonra ayaklarınız çamur içinde kalır.

Tekerleğin altına bir tahta parçası yerleştirmek ve yavaşça gaza basmak ise akılcı bir emektir ve sizi olduğunuz durumdan çıkaracak yegane şeydir.

Ben uzun yıllar ikisini birbirine karıştırdım. İsteklerim için çok çabalamam, uğraşmam, didinmem gerek zannettim. Hayatın mücadele olduğunu düşündüm. İsteklerimin bir kısmını elde ettim ama ben de bittim.

Ve dedim ki: “Hayat artık kolay aksın, isteklerim için mücadele etmeme gerek kalmasın”

Sonraki süreçte ise düşünce tarzımı değiştirirsem isteklerim bana kendiliğinden gelir zannettim. Gerçi o sırada boş durmadım, hem dinlendim hem de düşünce alışkanlığım üzerinde çalıştım J

Sonunda anladım ki; hem düşüncelerin üzerinde çalışılacak hem de harekete geçilecek yani akılcı bir şekilde emek verilecek. Emek olmadan yemek olmaz sözü kesinlikle doğru!

Fakat çoğu zaman emek verdiğimizi zannederken boş bir çabalama ve mücadele etme sürecine giriyoruz. O zaman da ya bir süre sonra yorulup bıktığımız için bırakıyoruz ya da isteğimizi elde etsek bile tadını çıkaramıyoruz. Onun yerine bir sonraki hedef için çabalamaya başlıyoruz.

Bu sebeple arada bir durmak, içimize dönmek ve kendimize şu soruyu sormamız son derece önemli: “Ben hayallerim için emek mi veriyorum yoksa çaba mı harcıyorum?”

Harcadıklarımız tüketilir gider ama verdiklerimiz katlanarak bize geri döner. Bu sebeple bu ikisinin ayırdına iyi varmalı, gereksiz bir çaba içinde olduğumuzu fark ettiğiniz zaman durmayı ve yaptıklarımızı değiştirmeyi bilmeliyiz. Einstein’ın dediği gibi; aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemek deliliktir.

Hepimize bunun ayırdına varabildiğimiz harika bir hafta diliyorum.

Daha fazlası için www.ozgecuhadaroglu.com adresini ziyaret edebilir, sorularınız için ozge@ozgecuhadaroglu.com adresine mail atabilirsiniz.

#hayatböylegüzel paylaşımları için Instagram hesabım @cuhadarogluozge

Sevgiyle kalın.

Özge Çuhadaroğlu