nefes koçluğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nefes koçluğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ocak 2016 Cuma

KENDİNE GÜZEL ŞEYLER ANLAT


Size “Gün içinde en çok kiminle görüşüyor, en çok kiminle sohbet ediyorsunuz? Kimlerle konuşuyor, kimin fikirlerini dinliyorsunuz?” diye sorsam, birçok farklı cevap alabilirim

“İş arkadaşlarım, eşim/sevgilim, çocuklarım, annem-babam, komşum, dostlarım,…”

Liste uzayıp gidebilir fakat kendinizi de listenin içine koymazsanız, hayatınızdaki en önemli kişiyi atlamış olursunuz.

Aslında hepimiz gün içinde en çok kendimizle konuşuyor, kendimizle sohbet ediyor, kendi düşüncelerimizi dinliyoruz.

Dışarıdan görenler deli olduğumuzu düşünmesinler diye de bunu zihnimizin içinde yapıyoruz J Aklımızdan geçen düşünceler, resimler, anılar, yaptığımız yorumlar aracılığıyla kendimize sürekli bir şeyler anlatıyoruz.

Madem en çok kendimizle konuşuyoruz, güzel şeyler anlatmaya ne dersiniz?

Mesela,…

Hayatımızda nelerin yolunda gitmediğini değil, nelerin YOLUNDA GİTTİĞİNİ …

Daha ne kadar yolumuzun olduğunu değil, ne kadar yol KAT ETTİĞİMİZİ …

Neleri yapamadığımızı değil, neleri YAPABİLDİĞİMİZİ …

Kusurlarımızı değil, MÜKEMMEL yönlerimizi …

Başarısızlıklarımızı değil, BAŞARILARIMIZI …

Nelerin yok olduğunu değil, nelerin VAR olduğunu …

Düşünsenize, birisi gelse ve bize bütün gün yaşamımızın negatif yönlerinden bahsetse enerjimiz ne kadar düşer. O zaman biz bunu kendimize neden yapalım?

Güzel düşünceler mucizeler yaratır ve düşünceler sadece alışkanlıktır.

Negatif düşünceleri nasıl zamanla oluşturduysanız ve bunu bir alışkanlık haline getirdiyseniz, pozitif düşünceleri de zamanla oluşturmak ve bunu bir alışkanlık haline getirmek mümkün.

Sadece biraz farkındalık ve emek yeterli.

Bugünden itibaren başlayabilirsiniz, kendinize güzel şeyler anlatmaya.

Madem en çok kendimizle konuşuyoruz, bari güzel olsun anlattıklarımız J

Hepimize güzel bir hafta diliyorum.

Eğer yaşamınızda bir değişim arzu eder ve olasılıklarınız hakkında daha detaylı görüşmek isterseniz, ÜCRETSİZ BİR ÖNGÖRÜŞME için bana ozge@ozgecuhadaroglu.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Diğer yazılarım için www.ozgecuhadaroglu.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

#hayatböylegüzel paylaşımları için Instagram hesabım @cuhadarogluozge

Sevgiyle kalın.

Özge Çuhadaroğlu

7 Ocak 2016 Perşembe

YENİ YIL KARARLARINI HAYATA GEÇİRMEK


Yepyeni bir yıl başladı, yeni heyecanlarla, yeni umutlarla…

Yeni yıla hepimiz bir şekilde hazırlandık. Önce üzerimizdeki gereksiz yüklerle vedalaştık, sonra niyetlerimizi belirledik, istedik ve dua ettik. Şimdi geldi sıra son aşamaya yani yeni yıl kararlarımızı hayata geçirmeye.

Üzerine emek verilmemiş niyetler bir zaman sonra unutulmaya mahkum oluyorlar ve aslında çoğu yeni yıl kararının başına gelen de bu. Niyetler belirleniyor ama sonra emek verilmediği için mevzu “istedim ama olmuyor”a bağlanıyor.

Bunu önlemenin tek yolu da, her gün kararınızla ilgili küçük de olsa bir şeyler yapmak. Sizi zorlayıp bıktırmayacak kadar küçük ama kendinize aferin dedirtecek kadar büyük.

Jerry Seinfeld Amerikalı bir komedyen. Bir gün kuliste yanına komedi yıldızı olmak isteyen bir genç yaklaşır ve onun gibi iyi bir komedyen olmak için neler yapması gerektiğini sorar. Jerry Seinfeld’in verdiği cevap ise çok güzel:

-Eğer iyi bir komedyen olmak istiyorsan, herkesi güldürecek en iyi esprileri sen yapmalısın. Bunun için ise her gün yeni bir espri bulmalısın, ta ki en iyilerini bulana kadar. İşte yapman gereken bu.

Ve sonra ilave eder: “Sakın zinciri koparma!”

Yani bir gün bile bırakma.

Hani sizden yeni yıl niyetlerinizi yazarken iki aşamalı yapmanızı, niyetleri gerçekleşmiş kişinin nasıl birisi olduğunu listelemenizi ve bununla ilgili bir söz vermenizi istemiştim. İşte şimdi verdiğiniz bu sözü tutma zamanı geldi ve önünüzde kocaman bir yıl var.

Sizden ricam, niyetleri gerçekleşmiş kişi OLMAK için yapabileceğiniz bir şey seçmek ve bunu her gün aksatmadan uygulamak. Ama gerçekten HER GÜN. Başım ağrıdı, yorgunum, misafir geldi, başka işlerim vardı,… gibi bahanelerin arkasına saklanmadan HER GÜN.

Ne yapmalıyım derseniz, işte o size kalmış. Öyle bir şey seçin ki, size zor gelmeyecek kadar kolay ama bir şey yaptığınızı hissettirecek kadar zorlu olsun.

Tüm emeklerinizin karşılığını aldığınız harika bir yıl diliyorum.

Eğer yaşamınızda bir değişim arzu eder ve olasılıklarınız hakkında daha detaylı görüşmek isterseniz, ÜCRETSİZ BİR ÖNGÖRÜŞME için bana ozge@ozgecuhadaroglu.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Diğer yazılarım için www.ozgecuhadaroglu.com adresini ziyaret edebilir, Instagram ve Twitter paylaşımları için @cuhadarogluozge hesabını takip edebilirsiniz.

Sevgiyle kalın…

Özge Çuhadaroğlu

18 Mart 2013 Pazartesi

Gelecekten mektubunuz var - 24. hafta bülteni


Merhaba, 24. Hafta Bülteni ile karşınızdayım. Bu haftanın bülteni iki ayrı bölümden oluşuyor; birinci bölüm yeni projelerimden bahsedeceğim reklam bölümü, ikinci bölüm ise gelecekten bugüne mektup yazacağımız teknik kısım. İlginizi çeken bölümü okuyabilirsiniz. Umarım keyif alırsınız.

Birinci Bölüm – Yeni Projeler

Eşim Özge nefes koçluğu eğitiminin 2. Aşamasını tamamladı ve yaşam koçluğunun yanı sıra nefes koçluğu da yapmaya başladı. Bu deneyimden faydalanmak için web sitesi üzerinden kendisi ile iletişime geçebilirsiniz. http://ozge.biz.tr/

Kişiye özel tam günlük seminerlerim ilgi görmeye devam ediyor. Katılanlar gerçekten tek bir günde hayatlarında önemli değişiklikler olduğunu söylüyorlar, her şey bakış açılarından ibaret olduğuna göre ve bakış açısı tek bir cümle ile bile değişebildiğine göre niye olmasın.

Seminere katılanlardan birisi kendisiyle ilgili o kadar güzel çözümlemeler yapmaya başladı ki ileride koçluk yapmasını bile önerdim.

Bundan sonra tam günlük seminerlerime katılanlara Özge’nin nefes koçluğu seansını da hediye edeceğim, özellikle anda kalma deneyimini yaşamak için güzel bir fırsat olacaktır.

Mart ayı kayıtlarım doldu, ama Nisan ayı için iletişime geçebilirsiniz.

İlahi bir tesadüf eseri tanıştığım eski danışanım, yeni arkadaşım Ayşe ile ortak web sitesi projemiz var. Bu web sitesinde yer alacak olan içerik modunuzu yükseltecek, siteye girdiğinizde okuduğunuz paylaşımlar, gördüğünüz resim ve videolar keyfinizi artıracak. İçeriğin bir bölümünü ben sağlıyor olacağım.

Bugüne kadar ağırlıklı olarak facebook üzerinden yürüttüğüm kişisel gelişim ve koçluk faaliyetlerini yeni kurulan web sitesi üzerinden gerçekleştireceğim. Blogdaki yazılar devam edecek, eski yazıları yeni kurulan web sitesinde paylaşacağız, bunun dışında tabii ki yeni yazılar ve başka içerikler olacak.

Koçluk hizmetinden yararlanmak ancak bu işe maddi kaynak ayırmakta zorluk çekenler için güzel bir haberim var. Grup koçluğu çalışmalarına başlayacağım Nisan ayında. İlk konumuz ilişkiler olacak. İlişkiler konusu üzerinde çalışmak isteyen ve birbirini tanımayan 4 kişi ile bir grup oluşturacağım. Ayda 3 kere düzenli olarak buluşacağız ve bunu 3 ay boyunca yapacağız.

Katılımcılar konuya özel ve kişiye özel çözümlerini ararken ve eylem planlarını oluştururken grubun diğer üyelerinin hikayelerini öğrenecekler, farklı bakış açılarını deneyimleyecekler, destek alıp destek verecekler. Bütün bunlar profesonel bir koçun ve mod destekçisinin gözetiminde ve yönetiminde gerçekleşecek.

Bu şekilde koçluk almanın bazı avantajları bulunmaktadır. Bir gruba ait hissetme, artan iletişim ve kendini ifade etme, farkındalığın artması, güç birliği oluşturma, deneyimlerle ve yeni fikirlerle zenginleşmiş bir öğrenme süreci ilk aklıma gelenler.

Uygun fiyatlarla sunacağım bu hizmetten yararlanmak isteyenler benimle iletişime geçebilirler.

Bir diğer projemiz doğa kampı projesi. Günlük hayatın koşturması içinde doğada zaman geçiremiyor ve bunun neticesinde özümüzle bağlantı kurmakta güçlük çekiyoruz. Benim Volkan Bayraktar isminde bir kuzenim var, on parmağında on marifet. Doğada yaşama ve hayatta kalma konusunda gerçek bir uzman. Onunla gözünüz kapalı her yere gidebilirsiniz. Off road, trekking, atıcılık, avcılık, aklınıza ne gelirse çok iyi şekilde yapar ve öğretebilir. Kamp projesi onun zaten, ben sadece projeyi destekliyorum.

Doğa kampında İstanbul’un Beykoz ve Riva Bölgesindeki ormanlarda doğada güzel vakit geçirmenin yanı sıra kamp kurmayı, ateş yakmayı, yön bulmayı, doğada beslenmeyi, doğadaki bitkileri birbirinden ayırt etmeyi, tatlı su kaynaklarını bulmayı öğreneceksiniz. Eğer arzu ederseniz poligon ortamında ateş etmeyi deneyimleyebilir, avlanabilir veya off road da yapabilirsiniz. Kampın bir gece konaklamalı olarak 2 gün olmasını planlıyoruz, arkadaş grubunuzu oluşturup bize başvurabilirsiniz. Talep olması durumunda kişisel gelişim ve koçluk, ayrıca doğa fotoğrafçılığı konusunda kamp sakinlerine ders de verilecektir.

Fotoğraf demişken çok iyi bir fotoğrafçı olan arkadaşım Burçin Titizel kişiye özel fotoğraf seminerleri düzenlemeye başladı. Detaylı iletişim bilgisini aşağıdaki linkte bulabilirsiniz.
http://gti861photo.com/ileti%C5%9Fim

Sizinle paylaşmak istediğim bir başka haber ise İzmir Kitap Fuarı’na dair. 21 Nisan Pazar günü 14.00 – 16.00 arasında fuarda okurlarımla sohbet edeceğim. İzmir ve civarında yaşayan tüm okurlarımı beklerim.

Bu kadar reklam ve haber yeter, gelelim bültenimizin kişisel gelişimle ilgili bölümüne.

İkinci Bölüm - Mektup
 
 
Yıllar geçiyor. Sonra aslında eskiden korktuğu, çekindiği, utandığı şeylerin o kadar da önemli olmadığını fark ediyor insan.

Bugün 18.3.2013, Çanakkale Zaferinin Yıldönümü olduğu için akılda tutulması kolay bir tarih. Peki, siz bundan 10 yıl önce 18.3.2003 tarihinde neler yapıyordunuz, nelerden korkuyor ve çekiniyordunuz, özellikle bilinmeyen geleceğin hangi noktalarına takılıp kalmıştınız. Belli bir günü hatırlamak tabii ki çok zor ama hafızamımız biraz zorladığımızda veya bir iki fotoğraf albümü karıştırdığımızda en azından o aya veya yıla dair anılarımız canlanacaktır.

On yıl önceki halinizi bugün ile kıyasladığınızda o zamanki korkularınızın bir kısmının aslında ne kadar boş olduğunu görüp şaşırabilir ve hatta kahkahalarla gülebilirsiniz. Ben kendi adıma bu egzersizi yaptım ve sizinle aşağıda paylaşıyorum.

10 Yıl Önce Bu Aralar

2003 yılının başlarında şu anda oturmakta olduğumuz eve yeni taşınmıştık. Kendimize ait bir evimiz olmasının güzel duygularının yanı sıra evi gerçekten çok beğenmiştik, özellikle de manzarasına ve balkonuna adeta vurulmuştuk. Evde sigara içmeme kararı almıştık, çünkü çocuk yapmayı düşünüyorduk ve buna alışmalıydık.

Çocuk yapmaktan çok korkuyordum, beni neyin beklediği konusunda en ufak bir fikrim dahi yoktu. Çocukları çok seven birisi değildim, tereddütlerim vardı. Özge ise daha istekliydi bu konuda, herkes ne zaman çalışmalara başlayacağımızı soruyordu.

Kendimi çocuklarla düşünemiyordum, bu sorumluluğu almaya hazır mıydım gerçekten bilemiyordum, neredeyse bütün boş zamanlarımda bunu düşünüp bazen gereksiz yere kendimi bunaltıyordum açıkçası.

Özge ile evliliğimizin 6. Yılını doldurmuştuk, ailemize yeni katılacak olan bir çocuk ilişkinin dinamiklerini nasıl etkileyecekti, bilmiyordum, korkuyordum.

İş Bankasında müfettişlik yaptığım dönemlerdi, 4. Yılımı tamamlamıştım, bir yıl sonra yeterlik sınavı vardı, ya sınavı veremezsem ve Bankadan ayrılmak zorunda kalırsam diye düşünüyordum, başka bir iş yapmak aklımın ucundan bile geçmiyordu.

Kişisel gelişimle henüz tanışmamıştım, bu konuda tek bir kitap bile okumamıştım, bu konu ile ilgilenen az sayıdaki insanın neyin peşinde olduklarını da bir türlü anlayamıyordum.

Çok sayıda arkadaşım ve renkli bir sosyal hayatım vardı ama ilgilenmekten keyif aldığım bir hobim yoktu, çok sevdiğim bir hobim olsun, belki ileride onu meslek olarak da yapabilirim diye düşünüyor, bazen saatlerce düşünmeme rağmen aklıma hiçbir şey gelmiyordu.

Sürekli aksiyon romanları okuyor ve kitap yazmak istiyor, ancak bunun nasıl olacağını düşündükçe bazen içime fenalıklar basıyordu. Evet yazar olabilirdim, ama ne yazacaktım, nasıl yazacak ve bastıracaktım.

Bugün

Geriye dönüp baktığımda o zamanki korkularımın çok yersiz olduğunu ve boşu boşuna güzel geçirebileceğim zamanların bir kısmını anlamsız düşüncelerle çalmış olduğumu görüyorum.

Evliliğimiz 16. Yılında, iki tane harika kızımız var, onlarla çok iyi anlaşıyorum ve onları dünyaya getirmiş olduğumuz için çok mutluyum.

5 yıl önce kişisel gelişimle tanıştım, önce hobim, sonra da severek yaptığım mesleğim haline geldi. Ve bir kitap yayınladım, hayalime kavuştum. Sınavı veremezsem beni atarlar diye düşündüğüm çok sevdiğim bankamdan kendi isteğimle ayrıldımJ.

Bir kısmını belki hayal bile edemezdim.

Peki bütün bunları bugün kendi açımdan faydalı bir şekilde nasıl kullanabilirim.

Tek yapmam gereken bundan 10 yıl sonrasını kendi gözümde detaylı bir şekilde canlandırarak 10 yıl sonraki halimin bugüne bazı mesajlar vermesini sağlamak ve onları uygulamak aslında. Sizde 10 yıl sonra neler olabileceğini yazın ve kendinize kısa bir mektup gönderin, gelecekten bugüne.

10 Yıl Sonra

18 Mart 2023 tarihindeyiz, 52 yaşındayım, Özge 50 yaşına gelmiş, 25. Yılımızı kutlamışız, kızlar büyümüşler, Duru 19, Ada ise 13 yaşında. Bu çocuklar hangi ara bu kadar büyüdüler, onlarla daha fazla zaman geçirebilir miydim.

İşler almış başını gitmiş, yeni kitaplar yazmışım, gerek Özge gerekse ben koçlukta çok başarılı olmuşuz, çok fazla sayıda insanın hayatını yeniden şekillendirmesine yardımcı olmuşuz. Güzel bir işyeri açmışız, bahçesi olan iki katlı bir evde hizmet veriyoruz. Belki de Kandilli’de restore edilmiş güzel eski bir ev olabilir. Aynı zamanda orada yaşayabilirizde.

Çok sayıda kitap okumuş, eğitime katılmış, koçluklarda tecrübemi artırmışım, bütün bunların neticesinde artık çok daha fazla anda kalabilen bir insanım. Düzenli meditasyon yapıyorum.

Danışanların olumlu geri bildirimlerini bir kitapta toplamışım ve geliri bir hayır kurumuna bağışlanmak üzere bastırmışım. Okurlarımla ve eski danışanlarımla kalabalık bir aile gibi olmuşuz, yılın belli günlerinde buluşuyoruz.

Neşe ve keyif hayatımızın en büyük parçası olmuş, öyleki insanın neşesini yitirmesi ve keyifsiz olması için aslında büyük bir çaba sarf etmesi gerektiğini tam olarak anlamışız.

Hala en büyük motivasyonum deniz yıldızlarını okyanusa geri atmak, bir kişi bile olsa eğer onun için fark edecekse benim içinde yapmaya değer.

Çok fazla sayıda insan var çevremizde. Çok sayıda güzel anı biriktirmişiz, buluşmalar, tatiller. Eski dostlarımızla kopmadığımız gibi yeni dostlar eklemişiz çembere. Bahçemizde yaptığımız mangal partilerinin müdavimleri oluşmuş.

Para biriktirmişiz, güzel yatırımlar yapmışız, Bodrumda kendimize ait bir yazlık almışız. Klasik otomobil hobim var, VW Karmann Ghia ile başlamışım koleksiyona, siyah renkli bir tane. Klasik otomobil yarışlarına katılıyorum fırsat buldukça.

Sağlığımız yerinde, huzurlu ve keyifliyiz. Yılın bir haftasında kızları da alıp tekne turu yapıyoruz, hatta arkadaşlarımız da bize başka teknelerle eşlik ediyorlar, korsan filosu gibi olmuşuz. Teknelerde hayatını seç bayrakları var, turuncu renkli bir bayrak.

Bu güzel hayali daha kolay gerçekleştirmek için ne yapabiliriz ve bunu yaparken nelere dikkat etmemiz gerekir?

Kolay; 10 yıl sonraki haliniz bugünkü halinize bir mektup yazıp tavsiyelerine yer versin bakalım. Uygulayıp uygulamamak tamamen size kalmış.

Gelecekten mektubum - Bugüne mesajlar

Sevgili Mert,

Ben senin 52 yaşındaki halinim, çok güzel bir 10 yıl seni bekliyor. Yine de bazı konularda sana iletmek istediğim mesajlar var.

Çocuklar bizim en değerli varlıklarımızdır, hazır fırsatın varken onlarla daha fazla zaman geçir. Yaptığını biliyorum ama daha fazlasını da yapabilirsin, çocuklar için daha fazlası daha iyidir bu yaşlarda. Onlarla oyna, parka git, yaşadıklarını paylaş, beraber güzel zaman geçirin.

Eşine daha fazla zaman ayır, onu sevdiğini daha fazla göster, çok güzel yaşlardasınız, bunun kıymetini bilin. Birbirinizi gereksiz yere kırmayın, birbirinize özen gösterin ve vakit ayırın.

Yakın bir gelecekte çok fazla paranız olacak, ama bilmelisin ki para çoğu zaman hiçbir şeyi tek başına çözmez. Birbirinize duyduğunuz sevgi, saygı ve güven sizin en önemli gücünüz, bunu daha fazla yaşayın ve geleceğe yansıtın.

Arkadaşlarınızı, dostlarınızı ihmal etmeyin, güzel günlerde ve kötü günlerde onların yanında olmaya gayret edin. Her şeyi başardığınızda bile başarınızı ancak etrafınızdaki insanlarla ölçebilirsiniz. Zengin, başarılı ancak yalnız olan bir insan aslında hiçbir şey başarmamıştır.

Bugün kendine dert ettiğin bazı şeylerin zerre kadar bile önemi yok biliyor musun. Ayrıca hayallerini gerçekleştirmek için herhangi bir şey yapmak zorunda filan da değilsin.

Tanrı/Evren senin isteklerini yerine getirmek için insanlar aracılığı ile çalışıyor, sadece yukarıda proje bölümünde yer vermiş olduğun şeylere bile bakman yeter.

Her şeyin tam vaktinde senin için en güzel zamanda gerçekleşeceğine güven ve olayların akışını gereksiz yere zorlama.

Arada bir bu mektubu oku ve geleceğini şekillendirirken burada sana yazdıklarımı unutma.Ne olursa olsun seni çok seveceğimden emin olabilirsin, 10 yıl sonra buluştuğumuzda bu mektubu okuyup birbirimize sarılacağız.

Sevgiler,

10 yıl sonraki Mert.

P.S: Her türlü sorunuz ve talebiniz için iletişim adresim: mert.cuhadaroglu@gmail.com