24 Aralık 2015 Perşembe

YENİ YIL NİYETLERİ


Geçen hafta geçmişle vedalaşmak için bir çalışma önermiştim. Eğer onu yaptıysanız ve hafiflediğinizi, yüklerinizi geride bıraktığınızı düşünüyorsanız artık gelecek ile ilgili heyecanlanma ve yeni yıl niyetlerimizi belirleme zamanı gelmiş demektir.

Ben yazarak çalışmayı çok severim ve en etkili yöntemin de yazmak olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden yine bir kağıt alıyoruz önümüzeJ Arzu ederseniz renkli bir kağıt da alabilirsiniz; pembe, eflatun, yeşil, mor,… hangi renk sizi kendine çekiyorsa.

Bu seferki başlığımız ‘Yeni Yıl Niyetlerim’. Yeni yılda olmasını arzu ettiklerinizi, beklentilerinizi ve tüm isteklerinizi yazabilirsiniz. Listeyi istediğiniz kadar uzun tutmanızda hiçbir sakınca yok çünkü listenizi tamamladıktan sonra yazdığınız maddeleri sizin için önem sırasına sokmanızı isteyeceğim.

Hayatta tüm isteklerimiz gerçekleşir, bununla birlikte bizim hepsine aynı anda ve eşit miktarda enerji vermemiz çok mümkün olmayabilir. Bu sebeple öncelik sıranızı yaparken hayatınızın diğer alanlarına en çok etki edecek olan maddeleri üst sıralara almanız daha etkili olacaktır diye düşünüyorum.

Sıralamanızı yaptıktan sonra şimdi geldik daha önemli olan bölüme yani listenizdeki ilk 3 maddeyi gerçekleştirmiş kişiyi tasvir etmeye.

Nasıl düşüncelere sahiptir? Gün içinde hangi konulara enerjisini verir? Neler yapar? Diğer insanlara karşı nasıl davranır? Sabahları yataktan kalktığında aklından ilk geçen düşünceler nelerdir? Tüm gün ağırlıklı nasıl bir ruh halinde olur? Akşamları başını yastığa koyduğunda huzurlu mudur yoksa endişeli mi?

Benim şu an aklıma gelmeyen ama o kişiyi tasvir edebilecek tüm soruları kendinize sorup cevapları maddeler halinde yazabilirsiniz.

İşte, bu ikinci liste sizin olmanız gereken kişiyi anlatıyor ve üzerinde çalışmanız gereken asıl yer de burası. SİZ NASIL BİRİSİ OLMALISINIZ?

Bunu da belirledikten sonra artık tek yapmanız gereken, hazırlanmak. Yani ikinci listedeki kişi olabilmek için emek vermek ve heyecanla beklemek.

Hani tatil için rezervasyonunuzu yaptırmışsınızdır, o günün geleceğinden emin bir şekilde dört gözle beklersiniz ve hazırlanırsınız ya, aynen o hissiyatla işte.

Bu sebeple bir söz vermenizi ve bunu da yazılı hale getirmenizi isteyeceğim.

“Ben ……. , yukarıdaki kişi olmak için elimden gelenin en iyisini yapacağıma söz veriyor, gerisini hayatın akışına bırakıyor ve güveniyorum. Ben hazır olduğumda isteklerim de benim için hazırdır”

Ve altına imzanızı atabilirsiniz.

Yeni yıl niyetleriniz hayırlı olsun J

Hepinize kendinizi niyetlerinize hazırladığınız harika bir hafta diliyorum.

Yaşam koçluğu, Human Design (Yaşam Tasarımı) ve nefes terapisinden oluşan, kişilerle birebir çalıştığım ‘HAYALLERİNİZE DOĞRU YOLCULUK’ programına katılmak için bana ozge@ozgecuhadaroglu.com adresinden ulaşabilir, programın içeriği hakkında detaylı bilgi edinmek için www.ozgecuhadaroglu.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

#hayatböylegüzel paylaşımları için Instagram hesabım @cuhadarogluozge

Sevgiyle kalın.

Özge Çuhadaroğlu

23 Aralık 2015 Çarşamba

BİR MUTLULUK REHBERİ


En sık muhatap kaldığım sorulardan birisi hep mi mutlusun? Hayır, hep mutlu değilim elbette, çoğunlukla mutluyum, bu da yeterli bence. Mutlulukla Değişim Programı adını verdiğim koçluk çalışmalarıma katılan danışanlarımla paylaştığım gibi; mutluluk bir seçimdir, mutluluk seçeneklerimiz olduğunu fark etmek ve hayatımızı büyük ölçüde seçimlerimizle yönettiğimizi kabul etmektir. Mutluluk, mutluluğa dair sorumluluk almaktır.

Bugünkü yazımda mutluluğun sırrına ilişkin bilgilerimi ve gözlemlerimi paylaşacağım. Umarım keyifle okur ve bazılarını hayatınızda uygulamaya başlarsınız.

Her şeyden önce bir kabul ile başlamak gerekiyor sanırım. Hayatın inişleri ve çıkışları olacaktır, inişleri yönetmek maharet ister. Daha sonra güçlü bir karar almamız lazım, o da hayatı gereğinden fazla ciddiye almamak. Bunun başlangıç noktası da kendimizi çok fazla ciddiye almamak. Kendimize gülebiliyorsak, içinde olduğumuz durumlara biraz olsun esprili yaklaşabiliyorsak doğru yoldayız demektir.

Bir diğer önemli nokta ise mutsuzluk biriktirmemektir. Bir olay yaşadığımızda bu bizi kötü hissettirdiyse bunu ifade etmenin bir yolunu bulmak önemlidir. Bence en doğrusu o an ölçülü bir tepki verip memnuniyetsizliği ifade etmek. İçimizde biriktirdiğimizde bu bize içten içe tüketip daha da mutsuz yapacaktır. Pek çok insan söyleyebileceği şeyleri söylemediği için, doğru olan tepkiyi ortaya koymadığı için mutsuz oluyor.

Daha sonra kendimizi sık sık takdir etmeli ve kendimizle olumlu konuşmalar yapmalıyız. Bu yazıyı yazdıktan sonra eşimle kendime güzel bir türk kahvesi pişirdim. Bunu yaptıktan sonra da “ne kadar güzel kahve pişiriyorum, ne kadar yetenekliyim, on parmağımda on marifet, hem yazı yaz hem de kahve pişir, harikasın” dedim.

Abartılı bir örnek olduğunun farkındayım ama kendimize değer verecek olan öncelikli olarak bizleriz. Bugün yapmanızı istediğim bir egzersiz var. On parmağınızda on marifet var, bunlar neler, lütfen üşenmeden yazın, emin olun kendinizi iyi hissedeceksiniz.

Bu yazı tahmin ettiğimden uzun sürecek, yarın kaldığımız yerden devam edelim.

Sevgi ile kalın.

Not: Hayatını Seç, Hayatını Değiştir ve Yarına Notlar isimli kitaplarıma D&R ve diğer kitapçılardan ulaşabilirsiniz.

22 Aralık 2015 Salı

İŞTE ARADIĞIN SIR BU


Dün akşam yayımlamış olduğum Yarına Not’tan devam edelim: “Farkında olduğun halde üzerinde düşünmediklerin, işte aradığın sır bu.” Çoğu zaman tüm farkı yaratan da budur.

Farkında olup geçiyor muyuz, yoksa gerçekten hak ettiği kadar üzerinde düşünüyor muyuz? Bugün herhangi bir mutsuz insana gidip niye mutsuz olduğunu sorsanız size muhtemelen 3-5 neden sıralayacaktır.

Diğer yandan, biraz derine indiğinizde, çoğu zaman, üzerinde yeterince düşünmediğinizi fark edersiniz. Oysa mutsuzluk ciddiye alınması gereken bir konudur, üzerinde düşünülmeli ve eylem planı hayata geçirilmelidir.

Bugün bir liste yapmanızı istiyorum sizden, farkında olduğunuz ancak bir türlü detaylı düşünmeye zaman ayıramadığınız konuları listeyin. Sonra onları tek tek ele alın, her hafta birisi üzerinde detaylı olarak düşünün, eminim çıkış yolları bulacaksınız.

Koçlukta yaptığımız şeylerden birisi de budur, kişinin aslında bir ölçüde farkında olduğu ama derin düşünmek için zaman ayırmadığı konuları belli bir program çerçevesinde sırası ile ele alırız. Odaklanarak yapılan bu çalışma bize güzel açılımlar sağlar.

Eğer zamanınız ve bütçeniz müsait ise koçluk alarak hayatınızın stratejik alanları üzerinde ilerleyebilirsiniz, durumunuz buna uygun değilse kişisel gelişim kitapları okuyarak bunu yapmayı deneyebilirsiniz. Kitapları sadece okumayın lütfen, belirtilen egzersizleri de yapmaya çalışın. Hayatını Seç ve Hayatını Değiştir isimli kitaplarım bu anlamda mutlaka yararlı olacaktır.

Hayat ikiye ayrılıyor, operasyon alanı ve strateji alanı. Bizim için önemli olan ama acil olmadığı gerekçesi ile ertelediğimiz pek çok şey strateji alanında yer alıyor. Farkında olduğumuz halde üzerinde yeterince düşünmediklerimiz gibi.

Bugünden itibaren bir değişiklik yapın ve her günün yarım saatini stratejiye ayırın. Kendiniz, hayatınız, mutluluğunuz ve yapmak istedikleriniz üzerinde düşünün, farkındalıklarınızı üzerinde düşünerek artırın ve sonrasında küçük de olsa bir adım atın. Üzerinde düşünülmüş farkındalıklar olumlu eylemlerle birleştiğinde mutluluk ve başarı neredeyse kaçınılmazdır.

Hepinize güzel bir gün diliyorum, sevgi ile kalın.

21 Aralık 2015 Pazartesi

HİSSETTİĞİNİZ GİBİ YAŞAYIN


Hayatı ve herkesi gereğinden fazla ciddiye almayın, hissettiğiniz gibi yaşayın ve ne olursa olsun gülümsemeye çalışın. Peki, günümüz şartlarında bunu nasıl yapabiliriz? Hayatını Seç ve Hayatını Değiştir isimli kitaplarımda tam olarak da bunu anlatmaya çalıştım, bugün ise kısa bir yazı kapsamında konuyu ele almaya çalışacağım.

 Her şeyden önce şunu anlamamız gerekiyor, tek bir hayatımız var. Hissettiğim gibi yaşamaktan ben şunu anlıyorum, gerçekten yaşamak, risk almak, dizlerimin kanaması. Tek bir hayatın var, o halde düş, kalk, keyfini çıkar, aşık ol, risk al, sevdiğin işi yap, yaptığın işi sev, bir eser bırak.

Bugün bir şeyleri nasıl yapacağınızı düşünmekten ziyade ne yapmak istediğinizi düşünmenizi rica ediyorum. Biraz yukarıdan bakın lütfen hayatınıza, bazı merdivenlere çıkıyorsunuz, bu merdivenler hangi duvarlara dayalı, gerçekten istediğiniz şeyler için mi çaba sarf ediyorsunuz? Hissettiğiniz gibi yaşayacak olsanız neleri farklı yaparsınız?

Zihninizde bir yolculuk yapın lütfen, bundan beş yıl sonraki halinize ulaşın. Beş yıl sonra bugüne dönüp baktığınızda neler yapmış olmayı isteyeceksiniz?

Hissettiğimiz gibi yaşamak belirsizliğe biraz izin vermek ile de ilgili. Hisler zaman zaman belirsizdir, öngörülemez. Hayatınızda belirsizliğe biraz izin verin, herkes miktarı kendisi belirlesin.

Bilinmeyen mi daha tehlikeli yoksa bir süre sonra esas tehlike, sürekli bildiğimiz sularda yüzmek mi? Bilmediğiniz bir şeyle karşılaştığınızda aslında sahip olduğunuz ama belki farkında olmadığınız özelliklerinizi kullanmaya başlarsınız, bu adeta otomatik olarak gerçekleşir.

Yaşama olan ilginiz artar, gerçekten hissederek yaşamaya başlarsınız. Otomatik pilottan çıkarsınız.

Hissettiğiniz gibi yaşamak için neden arayışlarınıza da son verin. Bazılarınızın neden dediğini duyar gibiyim. Her şey için bir neden aramayın. Nedenlere çok takılırsanız hislerinizi kullanamayabilirsiniz.

Sevgi ile kalın.

Not: Hayatını Seç ve Hayatını Değiştir ve Yarına Notlar isimli kitaplarıma D&R ve diğer kitapçılardan ulaşabilirsiniz, internet siteleri üzerinden sipariş verebilirsiniz.

 

20 Aralık 2015 Pazar

MUTLULUĞUNUZA ŞART KOŞMAYIN


Mutluluğunuza sınır çizmeyin, mutluluğunuz mümkünse belli şartların gerçekleşmesine bağlı olmasın.

Daha fazla para kazanınca mutlu olacağımızı düşünmek, işimizde yükselince veya iş değiştirince mutluluğun geleceğini sanmak, bir ilişkimiz yoksa o ilişkiye kavuşunca her şeyin düzeleceğini varsaymak mutluluk açısından bakıldığında çok doğru bir yaklaşım olmayabilir.

Mutluluğu dışsal şartlarda arayacaksak bunu her gün gerçekleşen hayatın küçük mucizelerinde bulmak daha akıllıca olabilecektir. Mutluluk bu açıdan bakıldığında bedavadır üstelik.

Örneğin derin ve sağlıklı nefesler almak, güzel bir yürüyüş yapmak, güneşin yüzünüzü ısıtması, sıcak bir çay içmek, gülmek, sohbet etmek, kitap okumak, hepsi mutlu etme potansiyeli açısından doyurucu olan ücretsiz aktiviteler. Bir gün içinde bunlara ne kadar zaman ayırabiliyoruz?

Mutluluk daha çok kişinin kendisi ile kurduğu ilişkide, bakış açılarında ve rutin bir günün sıradan mucizelerini fark etmekteki, takdir etmekteki yeteneklerinde gizli.

En çok zamanı kendimizle geçiriyoruz, düşüncelerimiz aracılığı ile kendimizle konuşuyoruz, kendimize güzel şeyler söylemeyi seçtiğimizde mutluluğu da seçmiş oluyoruz. Bu Polyannacılık değil, akıllıca bir seçim sadece.

Pazar akşamı kendime iki gündür spor yapamadığımı söylüyordum yüksek sesle, dış sesim, sevgili eşim Özge beni uyardı, bunun yerine kendine yarın spor yapacağını söyleyebilirsin dedi. Haklıydı.

İçimizde iki bitki var, mutluluk ve mutsuzluk, hangisini besleyeceğimizi ve büyüteceğimizi biz seçiyoruz.

Seçiminizi mutluluktan yana yapın, bugün size mutluluk veren bir düşünce seçin, size mutluluk veren bir eylem gerçekleştirin.

Sevgi ile kalın.

Not: Hayatını Seç, Hayatını Değiştir ve Yarına Notlar isimli kitaplarıma D&R ve diğer kitapçılardan ulaşabilirsiniz.

18 Aralık 2015 Cuma

KENDİMİZİ TANIMANIN ÖNEMİ


Kendimizi yakından tanımakla başlar her şey, hayat kendimizi keşfettiğimiz bir yolculuktur. Amacımız ne olursa olsun kendimizi daha iyi tanımak amacımıza ulaşmayı da kolaylaştırır.

Koçlukta kullandığımız yöntemlerle kişinin hedeflerine daha kısa bir sürede ve daha kolay bir şekilde ulaşmasını sağlamaya çalışırız. Kullanılan teknik ve yöntemlerin önemli bir kısmı kişinin kendisini yakından tanımasına, kabul etmesine ve sevmesine odaklanır. Değişim daha sonra gelir.

Hayatımız aslında bir ölçüde yaptığımız seçimlerden ibarettir. Bu seçimleri “doğru” bir şekilde yapmak hayatın tatminine ve mutluluğa ulaşmamızı kolaylaştırır.

Büyüklerimiz hayatta en önemli seçimlerin iş seçimi ve eş seçimi olduğunu söylerler. Bu seçimleri bizi mutlu edecek şekilde yapabilmek kendimizi tanımadan mümkün olmaz.

Hayatın önemli bir kısmını insan ilişkileri oluşturur. Kendisini tanıyan ve kendisiyle mutlu bir ilişki kuran kişi diğer insanlarla olan iletişiminde de ön yargılardan uzaklaşarak sağlıklı uzun süreli ilişkiler kurabilir ve sürdürebilir.

Kendimizi tanımak dediğimizde kuşkusuz geniş çaplı bir alandan bahsediyoruz. Değerlerimizi ortaya çıkarmak, bir sıralama yapmak, değerlerimize uygun bir yaşam sürmek, amaçlarımızı bulmak ve gerçekleştirmeye çalışmak gibi.

En önemli yatırım kişinin kendisine yaptığı yatırımdır, hayattaki en önemli projeniz sizsiniz. Kendinizi yakından tanımaya çalışın lütfen. İlk kitabım olan Hayatını Seç bu anlamda size gerçekten çok yardımcı olabilir.

Sevgi ile kalın.

Not: İç dünyanızı keşfetmek konusunda profesyonel yardım almak isterseniz bana mert.cuhadaroglu@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz.

17 Aralık 2015 Perşembe

GEÇMİŞLE VEDALAŞMAK ve YENİ YILA HAZIRLIK


İki hafta içinde yeni bir yıla merhaba diyeceğiz. Yeni umutlarla yepyeni niyetlerde bulunacağız. Niyetlerimizin gerçekleşmesi için yeniye yer açmak ve geçmişten taşıdığımız yüklerle vedalaşmak çok faydalı olacaktır. Bu hafta bunun için bir egzersiz önermek istiyorum. Bu egzersizi geçmişte yaşadıklarına çok takılı kalmış danışanlarıma da yaptırıyorum genelde.

Bu ay, yeni yıl niyetlerimi koymadan önce bir hazırlık olması adına kendim de uyguladım. Hatta akşam Duru ve Ada’ya anlattığımda onların da çok hoşuna gitti, oyun gibi gördüler. Onlar için de yaptık J

Öncelikle bir kağıt alın ve başına “VEDALAŞTIKLARIM” yazın. Sonra vedalaşmak istediğiniz her ne varsa altına yazın. Yalnız bununla ilgili biraz ipucu vermek istiyorum.

Genel şeyler yazmayın yani üzüntülerim, endişelerim, korkularım, … gibi genel olmasın. Daha spesifik olmaya çalışın. O konu ile ilgili üzüntüm, bu durum hakkındaki endişem veya şununla ilgili korkum gibi.

Affedemediğiniz kişiler veya olaylar varsa, yaşadığınız deneyimi değil, deneyimin sizde bıraktığı negatif duyguyu yazın. Şu durum sebebiyle hissettiğim öfke, kızgınlık gibi.

Hoşlanmadığınız bir alışkanlığınız varsa, alışkanlığın kendisini değil, sizin o alışkanlığa yüklediğiniz anlamı yazın. Anlam değişince alışkanlık otomatikman değişir. Örneğin sigarayı bırakmak istiyorsanız, sigaranın kendisini değil, sigara içerken hissettiğiniz duygu her neyse, onu yazın.

Sizi sınırlayan düşünce alışkanlıklarınız varsa, onları yazın. Her şeye yetişmem gerek, ben yapmazsam mükemmel olmaz, hayat zordur, para bir gelir bir gider,… gibi

Artık gerisini sizin hayal gücünüze bırakıyorum. Ama umarım yeterince açıklayıcı olabilmişimdir. Vedalaştığınız şeyler durumun, kişinin veya deneyimin kendisi değil, sizin ona yüklediğiniz anlamlar ve taşıdığınız negatif duygular olmalı. Çünkü bunları bırakmayı seçtiğinizde o deneyim olması gereken yerde kalacak ve gelecek seçimlerinize etki etmeyecek.

Yazma işiniz bittiğinde yazdığınız her şeye tek tek teşekkür edin, öğrettikleri ve sizi bugünkü kişi yaptıkları için. Artık ‘sevgiyle’ vedalaşma zamanı geldi. Yazdığınız kağıdı yakıp, camdan veya balkondan küllerini havaya savurabilirsiniz.

Bu egzersiz artık ihtiyacınız olmayanları bırakmak için güzel bir çalışmadır. Elbette, bunu bir çalışmaya bağlı kalmadan da yapabilirsiniz ama 5 duyuyla algılanan şeyler çok daha hızlı etki eder her zaman.

Yeni yıl niyetlerimizi belirlemeden önce artık ihtiyacımız olmayan ne varsa hepsiyle vedalaşmak, yeniye yer açmak açısından da çok faydalı olacaktır.

Hafiflediğiniz güzel bir hafta diliyorum.

Yaşam koçluğu, Human Design (Yaşam Tasarımı) ve nefes terapisinden oluşan, kişilerle bireysel olarak çalıştığım ‘Hayallerinize Doğru Yolculuk’ programına dahil olmak ve yeni yıla yeni bir başlangıç yapmak isterseniz bana ozge@ozgecuhadaroglu.com adresinden ulaşabilir, programın içeriği hakkında detaylı bilgi edinmek için www.ozgecuhadaroglu.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

#hayatböylegüzel paylaşımları için Instagram hesabım @cuhadarogluozge

Sevgiyle kalın.

Özge Çuhadaroğlu